31 Aralık 2013 Salı

***EMEKLIYIM.COM***: ÇOK AMAÇLI ÖRGÜ ŞAL




***EMEKLIYIM.COM***: ÇOK AMAÇLI ÖRGÜ ŞAL: Nalancıma cok ama cok kullanıslı bir sal ördüm, istediginde fular, istediginde soguk kıs günlerinde kafasınıda koruyabi...

Onlar da kutluyorlar



Onlar da kutluyorlar 

YILBAŞI HAZIRLIKLARIMIZ BAŞLADIIII




YILBAŞI HAZIRLIKLARIMIZ BAŞLADIIII





ÇILGIN KEDİMİZ KORSAN : POŞETLERE DAYANAMIYOR..)))



ÇILGIN KEDİMİZ KORSAN : POŞETLERE DAYANAMIYOR..)))









New Zealand celebrates 2014 New Year


New Zealand celebrates 2014 New Year

Sinemayı Eve Getirmek...



Sinemayı Eve Getirmek...

EKMEK PİZZA TARİFİ



https://yemek.com/tarif/ekmek-pizza | Ekmek Pizza Tarifi

KAÇ KİŞİLİK

4 kişilik

HAZIRLAMA SÜRESİ

15 dakika

PİŞİRME SÜRESİ

20 dakika

Malzemeler

  • 1 adet
    bayat ekmek (yatay olarak iki eşit parçaya bölünmü

    Ekmek sosu için:

  • 4 adet
    orta boy domates
  • 2 yemek kaşığı
    domates salçası
  • 2 silme tatlı kaşığı
    fesleğen
  • 1 çay kaşığı
    kekik
  • 2 çay kaşığı
    tuz
  • 1 yemek kaşığı
    tereyağı (oda sıcaklığında bekletilmiş)

    Pizza üstü için:

  • 100 gram
    mozzarella peyniri
  • 100 gram
    sucuk
  • 100 gram
    salam
  • 100 gram
    jambon
  • 100 gram
    rendelenmiş kaşar peyniri
  • 100 gram
    beyaz peynir
  • 2 yemek kaşığı
    doğranmış siyah zeytin

Püf Noktası

Pizzamız sarı buğday ekmeğiyle çok daha lezzetli oluyor.Pizzayı dilediğiniz malzemeleri ekleyerek daha de zenginleştirebilir, malzeme listesinde yer alan ürünleri arzu ettiğiniz miktarlarda kullanabilirsiniz.

Pişirme Önerisi

Yeşil çarliston biber de pizzaya çok yakışıyor.

Nasıl Yapılır?

  1. Pizza sosunu hazırlamak için; kabuklarını soyduğunuz domatesleri iri küpler halinde doğrayın.
  2. Domates salçası, kekik, fesleğen ve tuz ilave ettiğiniz domates küplerini mutfak robotunda püre haline getirin.
  3. Hazırladığınız sosu, yatay olarak kestiğimiz ekmeklerin üzerine sürün. Kenarlarına da biraz oda sıcaklığında bekletilmiş tereyağı dokundurmayı unutmayın.
  4. Sırayı bozmayacak şekilde; mozzarella peyniri, sucuk, salam, jambon dilimleri, rendelenmiş kaşar peyniri ve doğranmış siyah zeytini ekmek dilimleri üzerine serpiştirin.
  5. Önceden ısıtılmış 200 derece fırına sürün ve üstündeki kaşar peyniri kızarmaya başlayana kadar (hafif renk değiştirecek) pişirin.
  6. Daha sonra dışarı çekip üzerine ufaladığınız beyaz peyniri serpiştirin ve tekrar fırına sürün. Beyaz peynir eridiğinde pizzanız olmuş demektir.
  7. Bayat ekmek dilimlerini değerlendirerek hazırladığınız ekmek pizzaları, sevdiklerinizle birlikte afiyetle yiyebilirsiniz.























kaynak: https://yemek.com/tarif/ekmek-pizza/

Kimine Dua...Kimine Beddua


Kimine Dua...Kimine Beddua

"Kime ne yaşattıysan..
Sen de onu yaşa..."

2014 Lütfen güzelliklerle gel.

2014 Lütfen güzelliklerle gel.

Koskoca bir yıl daha geçmek üzere ..
Hayat bu; su gibi geçip gidiyor işte...
Kâh gülüyor, kâh ağlıyoruz..
Bazen dağları delecek güce sahip yürekler..
Bazen kuş kanadı kadar narin....

Yorgunluklar, keşkeler, yaşanmak isteyip yaşanamayan düşler...
Ertelenen yaşamlar..

Ya da tadılan güzellikler..
Aşk var, acı var, tat var, tuz var..
Dostluk, arkadaşlık ve en önemlisi paylaşmak var..
Paylaşılmalı zaten.. 

Güzellikler bulaşıcı hastalık gibi yayılmalı..
Benden sana, senden bana..
Kime kalmış ki bu dünya ?
Bugün var yarın yokuz..
Sevmeler kıt kanaat olmamalı gönül hanemizde..
Düşünsenize; ihtiyacı olsun ya da olmasın bir dostun gözlerine sevgiyle bakmak, elinden tutmak, 

yüreğimle yüreğinin kıyısındayım hissini vermek..
Onu dinleyip anlamak seni de mutlu etmez mi..?
Bazen gülümsetmek gülmekten güzeldir.
Biten bir yılın ardından bütün küskünlükler 
silinsin gönüllerden...
Sevmek kadar güzel, hoş, narin ve İyilik gibi 

iyi hissettiren bir duygu varken 
bırakalım kötülük bizden çıkmasın.
İnadına gülümse, 
inadına sev, 
inadına yaşa ve yaşat.
Güzelliklerin başucumuzda,
sevdiklerimizin yanımızda, 
huzur ekmek su gibi hayatımızda, 
sağlık nefes kadar bedenimizde, 
bizimle olsun dileklerimle...
Sevin, sevilin, ..
Gülün, gülümsetin...
2014 Lütfen güzelliklerle gel.



MUTLU YILLAR....


MUTLU YILLAR....

Dean Martin - Let it Snow! Let It Snow! Let It Snow!



 Dean Martin - Let it Snow! Let It Snow! Let It Snow!
- NaLaN'ın Dünyası: #diy #recycling #crochet #recipes #jewelrymaking

Yeni Yıl Şarkısı (Tayfun Erbilen)



Yeni Yıl Şarkısı (Tayfun Erbilen)

30 Aralık 2013 Pazartesi

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!..

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!.. ile ilgili görsel sonucu


KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!.. 

Belki bu yıl çok şeye kızdın...
delirdin...
kırdın...
Belki kendinden ödün verdin...

savaştın...
tek kaldın...
Belki aşık oldun...

belki sevildin...
belki terk edildin...
Belki aldatıldın, belki istenilmedin...

kim bilir ...
Belki çok para kaybettin...

belki işinden oldun... ...
Belki "ne yapıyorum ben yaa" cümlesini ard arda kurdun...
Her ne yaptıysan yaptın...
HER NE OLDUYSA BİTTİ... 

bitti...
Onlar senin bir üst kata çıkman için yaşaman gerekenlerdi, bırakman gerekenlerdi, o kadar...

bu çok güzel bir yıl olsun tamam mı? ...
buna sen de gayret et!....
KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞMANIN ZAMANI ŞİMDİ!..
YENİDEN BAŞLA HERŞEYE...

gülmekten yanakların çatlasın..
paranı koyacak cüzdan bulama...
bankalar "yatırım" hesabın için telefonlarda kalsın...
sağlık bedeninden aksın...
aşk kalbini patlatsın...
sen ışıl ışıl ol, herkes peşinde dolaşsın...
başarıların dillerde dolaşsın.....
yastığa koyduğun kafanda "huzura" daha fazla yer kalsın....
ve her gece "iyi ki bunları yaptım,"
"iyi ki bunları yaşadım" diyerek uyu...
yaşadıklarından ne öğrendiğini fark ederek... 

büyüyerek...
yaşadığın herşeyden ve herkesten özgürleşerek...
YALNIZCA kendin olarak... 

kendin için yaşayarak...
Her sabah sevinçle uyan.. 

daima ileriye bakarak..





Bir Merhaba Hayat Kurtarabilir mi? - www.faruknalbantoglu.com



Bir Merhaba Hayat Kurtarabilir mi?
   1930' larda bir Polonya kasabası olan Prochnik'in saygın baş hahamı Samuel Shapira, kırlık bölgede insanı dinç tutan yürüyüşlere çıkmayı adet edinmişti.

Sıcak, sevgi dolu ve merhametli kişiliğiyle tanınan haham yürürken karşılaştığı yahudi olsun , olmasın herkese selam vermeye dikkat ederdi.

Günlük yürüyüşlerinde sürekli karşılastığı insanlardan biri de, çiftliği kasabanın dışında olan Bay Mueller adında bir köylüydü. Haham Shapira, tarlasında harıl harıl çalışan çiftçinin yanından her sabah
geçerdi. Haham başıyla selam verir ve güçlü bir sesle " Günaydın Bay Mueller, " derdi.


 Haham sabah yürüyüşlerine başlama kararı alıp da Bay Mueller'i ilk kez bu şekilde selamladığında, çiftçi soğuk bir bakışla arkasını dönmüştü.
Bu köyde, Yahudiler ve Yahudi olmayanlar arasındaki ilişkiler iyi değildi; dostluklarsa çok nadirdi. Fakat haham yılmadı. Günlerce Bay Mueller'i içten bir merhabayla selamladı. En sonunda çiftçi hahamın
içtenliğine inanmış, onun selamlarına şapkasını eğip gülümseyerek cevap vermeye başlamıştı.


Bu olay yıllarca sürüp gitti. Her sabah haham Shapira," Gunaydın Bay Mueller! " diye sesleniyor ve Bay Mueller şapkasını eğip , " Gunaydın Bay Haham ! " diyerek karşılık veriyordu, ta ki Naziler gelene kadar.
Haham Shapira ve ailesi, köydeki diğer tüm Yahudilerle birlikte toplama kampına götürüldüler. Shapira sürekli, bir toplama kampından diğerine sürülüyordu. En sonunda, onun son durağı olacak olan Auschwitz'e getirildi.

Trende inip yere ayak bastığında, seçmelerin yapıldığı sıraya girmesi emredildi. Sıranın arkasında beklerken, uzakta kamp komutanının sopasıyla sağı solu işaret ettiğini gördü. Sola işaret ölüm anlamına
geliyordu; sağ ise vakit kazandırıyor, hatta kurtuluş anlamına geliyordu.

Kalbi hızla çarpıyordu. Sıra ilerledikce komutana daha da yaklaşıyordu.
Sıra ona gelmekteydi. Karar ne olacaktı; sağ mı, sol mu? Keyfi kararıyla onu alevlere atacak olan seçmeden sorumlu adamın yanına varmasına bir kişi kalmıştı. Bu nasıl bir adamdı? Binlerce insanı bir
günde kolayca ölüme gönderebilen bu adam nasıl biriydi?

Korkmasına rağmen sıra ona geldiğinde cesur bir şekilde komutanın yüzüne baktı.
O anda ikisinin de bakışları birbirine kenetlendi. Haham Shapira komutana doğru yaklaştı ve yavaşca " Gunaydın Bay Mueller ! " dedi. Bay Muellerin soğuk ve hiçbir hissin okunmadığı gözleri bir an için
seğirdi. O da alçak sesle , " Günaydın bay Haham! " diye cevap verdi.

Daha sonra sopasıyla işaret edip, güç bela fark edilen bir baş selamıyla bağırdı: " Sağa " Yaşam'a... !

Basit bir " merhaba " nın hayat kurtarabileceğini kim düşünür? Bazı küçük- ya da bize göre basit ve küçük olan davranışlar büyük sonuçlar doğurabilir. Haham, kurtuluşunun tohumlarını, başkalarının önemsiz bir köylü dediği adama yıllarca neşeyle selam vererek atmış oldu. Bir gün kaderini bu çiftçinin belirleyeceğini düşünebilir miydi? Hayatımızda çoğu kez sonuçlarını hiç düşünmeden adımlar atarız, bu sürede aldığımız kararlar ve olaylara karşı sergilediğimiz davranışlar geleceğimizin bir yerine dokunmakta. Hiç düşündüük mü? Biz kararlarımızla insanları celladımız mı yapıyoruz, yoksa koruyucu meleğimiz mi?



KAYNAK : www.faruknalbantoglu.com

YEPYENI FENERBAHÇE BESTESI #GündüzünAdıSARIgeceLACİVERT

GÜNDÜZÜN ADI SARI GECE LACİVERT




Gündüzün adı sarı gece lacivert,
Hayat Fenerbahçe'den ibaret.
Kalbimizde sönmeden
Yanan bu ateş,
Bize Atamızdan emanet.

Hiçbir şeyi sevmedik senin kadar,
Sana olan aşkımız dünyalar kadar.
Taraftarın hep yanında,
gece gündüz zor anında.
Sana olan sevdamız sonuna kadar!

Hapise de gireriz, mezara da Fenerim!
Asla sana bir söz gelmesin diye
Ateşlerde yanarız
Kör kuyuda kalırız!
Derde derman sayarız senin sevdanı!
BARIŞ AKTAŞ

PARADİGMA ( ZİHİN HARİTASI )



PARADİGMA ( ZİHİN HARİTASI )

Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur. 


Örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama
sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır. 


 Prof.Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş. 


Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu? Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş. 

Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz. Covey bu örnekleri ; “aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler” diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein’in bir sözünü anımsatıyor: 

"Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz." 

Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, “sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir? ÇÖZÜMSÜZ gibi gördüğünüz sorunlar konusunda PARADİGMA değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. 

Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…” 

Stephan R. Covey – Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı

29 Aralık 2013 Pazar

GÜNÜN SÖZÜ : VICTOR HUGO


GÜNÜN SÖZÜ : VICTOR HUGO

Tetra Pak karton ambalajlarının geri dönüşümüyle; kağıt, kalem, yonga levha gibi çeşitli ürünler elde edildiğini biliyor muydunuz?

Tetra Pak Türkiye’nin Çevre Faaliyetleri​


Tetra Pak karton ambalajlarının geri dönüşümüyle; kağıt, kalem, yonga levha gibi çeşitli ürünler elde edildiğini biliyor muydunuz?

Tetra Pak, Türkiye’de de çevre ve geri dönüşümle ilgili çeşitli çalışmalar yapmakta ve bunun yanısıra sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik gibi kavramların gelişmesine de katkıda bulunmaktadır. Tetra Pak ambalajları geri dönüştürülebilir malzemeden üretilmektedir. Geri dönüşümde kağıt ve karton en çok kullanılan ambalaj malzemesidir. Kâğıdın hammaddesi selülozdur ve kaynağı da endüstriyel kullanım için uygun ormanlarda özel yetiştirilen ağaçlardır. Doğal kaynakların verimli kullanımını sağlamak için bu kaynaklardan elde edilen ürünlerin geri dönüştürülmesi çok önemlidir. Dönüşümün maksimum verimlilikte yapılabilmesi için kâğıt ve karton ambalajlarının diğer atıklardan ayrı biriktirilerek, temiz bir şekilde toplanması gerekir. Günümüzde süt ve meyve sularının geri dönüştürülmesiyle  kağıt ve kağıt ürünleri, yonga levha elde edilmektedir.  

cevre-faliyetleri.jpg


Tetra Pak Türkiye’de de çevre alanında faaliyetlere öncelik verilmektedir Türkiye’de içecek kartonlarının geri dönüşümüne 1995 yılında başlayan Tetra Pak, 20 yıldan bu yana 8 milyardan fazla Tetra Pak paketinin geri dönüştürülmesine katkı sağlamıştır. Ayrıca geri dönüşümü desteklemek adına ambalaj atıklarının diğer atıklardan ayrı biriktirilmesini destekleyen Tetra Pak, bu konuda çalışan Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı - ÇEVKO'nun kurucularından olup, vakıf yönetiminde de görev almaktadır. 

cevre-faliyetleri-2.jpg


Tetra Pak İzmir Fabrikası’nda 1999 yılında başlayan TPM (Total Productive Maintenance - Toplam Verimli Bakım) çalışmaları kapsamında yapılan çevresel iyileştirme faliyetleri ile fabrikada oluşan atıkların geri dönüşüm oranını %99.2 seviyesine getirmiştir. Bu oran 1999 yılı ile karşılaştırıldığında %93’lük bir performans artışına denk gelmektedir. Bunun yanında Tetra Pak İzmir fabrikası, operasyonlar sonucu oluşan eşdeğer CO2 değerini 15 yılı aşkın süredir sürekli takip etmekte ve düşürmeyi hedeflemektedir. Fabrika, yıllar içinde bu oranı 1999 yılının değerine göre %49 oranında iyileştirmeyi başarmıştır.​

cevre-faliyetleri-3.jpg

Çevre koruma prensipleri çerçevesinde, doğal kaynak kullanımını azaltmayı hedefleyen Tetra Pak İzmir fabrikası, verdiği üretim firesinde, 2014 yılında da dünyadaki diğer Tetra Pak fabrikaları arasında ilk sıralardaki yerini korumuştur. 

http://www.tetrapak.com/tr


DENİZ DALGASI LİF ÖRNEĞİNİN RESİMLİ ANLATIMI


DENİZ DALGASI LİF ÖRNEĞİNİN RESİMLİ ANLATIMI

160 165 tane çok sık olmayacak şekilde zincir çekiyoruz.



en son çektiğimiz zincirin içine fıstık yapıyoruz aralarında birer zincir bırakarak dokuz tane daha fıstık yapıyoruz


hepsini tek seferde topluyoruz


bir örümcek yapıp en son fıstığı yaptığımız zincire batıyoruz aynı işlemi tekrar ederek dokuz tane çiçek yapıyoruz ve ikinci renge geçiyoruz




aralarda çektiğimiz zincirlere batarak dört tane fıstık yapıyoruz yine hepsini tek seferde topluyoruz



bir örümcek yapıp en son fıstığı yaptığımız yere batıyoruz yine ve dört zincir çekip bir sonraki zincire batıyoruz



yine aynı şekilde zincirlerde fıstık topluyoruz yalnız bir ayrıntı tığla gösterdiğim yere batmıyoruz yani toplamda yedi fıstığımız olucak bu sefer




bu şekilde devam ederek ikinci sırayı da bitiriyoruz


bir veya iki zincirle yukarı çıkıyoruz alt sıraya çektiğimiz dört zincirin içine fıstık yapıp topluyoruz yine aralarına birer zincir çekerek yedi fıstık yapıyoruz bu sefer her yaptığımız fıstığı topluyoruz



en son yaptığımız fıstığı alt sıradaki fıstıkların toplama yerine batıyoruz resimden anlaşılır zannediyorum.üçüncü sırayıda bu şekilde tamamlıyoruz





sıra üçüncü renkte bu isteğe bağlı tabi istenirse iki renklide yapılabilir sonuçta yapılacak işlem aynı bunuda ikinci renge geçtimiz gibi yapıyoruz




ve en son kenar oyası onuda yine aralarına birer zincir çekerek altı fıstık yapıyoruz yalnız tek fark yaptığımız fıstıkların toplanma yerine üç zincirden pirpirik yapıyoruz



KAYNAK : http://dantelorguevi.blogspot.com/2011/05/deniz-dalgas-lifin-acklamas-geldiiiii.html

DIY - MAKYAJ MALZEMELERİMİ NASIL DÜZENLERİM DİYENLER İÇİN...



DIY - MAKYAJ MALZEMELERİMİ NASIL DÜZENLERİM DİYENLER İÇİN...



KAYNAK : http://www.picklee.com/2012/04/09/swanky-tier-organizer-diy/

DIY - MAKYAJ MALZEMELERİMİZİ DE MAGNETLEDİK :)


DIY - MAKYAJ MALZEMELERİMİZİ DE MAGNETLEDİK :)












KAYNAK : http://laurathoughts81.blogspot.co.uk/2011/03/make-up-magnet-board.html