30 Ağustos 2013 Cuma

SÜT VE MEYVESUYU KUTULARINI ATMIYORUZ..CÜZDAN YAPIYORUZ...D.I.Y


SÜT VE MEYVESUYU KUTULARINI ATMIYORUZ..CÜZDAN YAPIYORUZ...D.I.Y

HAYVANLAR ALEMİ...:)))


HAYVANLAR ALEMİ...:)))


30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun .


Bize bu zaferi verip emperyalist uşağı olmamızı engelleyen, fikri hür, vicdanı hür yetişmemizi sağlayan, başta Mustafa Kemal olmak üzere savaşın tüm acılarını çekmiş olan milletimize ve ordumuza sonsuz teşekkürler.
 30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun .

Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun....


Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun....

EY TÜRK GENÇLİĞİ...


EY TÜRK GENÇLİĞİ... ile ilgili görsel sonucu

Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.


Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
                                                                      20 Ekim 1927

30 AĞUSTOS MARŞI


30 AĞUSTOS ZAFER MARŞI

Kara Harp Okulu Marşı - HARBİYE MARŞI



HARBİYE MARŞI

Kara Harp Okulu Marşı


Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız,
Tufanları gösteren, tarihlerin yâdıyız,
Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti,
Cehennemler kudursa, ölmez nigâhbanıyız.

Yaşa varol Harbiye, yıkılmaz satvetinle
Göklerden gelen bir ses sana ne diyor, dinle:
Türk vatanı üstünde sönmez güneşsin sen,
Kartal yuvalarında, hürdür millet seninle.

Yüz senedir Harbiye bu orduya şan verir,
Çıkardığı dehalar semalara yükselir,
Baştan başa tarihtir mektebin her zerresi,
Sarsılmayan azminle çelik kalalar erir.

Şahikalar üstünde meydan okur bu erler,
Yaklaşacak düşmana mezar olur bu yerler,
Bağlayamaz bir kuvvet bu kasırga milleti,
Tarihlere sorun ki bize “Ölmez Türk” derler.
Harp Okulu Marşı'nın güfte ve bestesi 1928 yılında, Harp Okulu Birinci Sınıf Öğrencisi olan Cevdet Şakir ÇETİNEL (1929-B.29) tarafından yapılmıştır.

Kara Harp Okulu Marşı'nın Güftecisi ve Bestecisi

Cevdet Şakir ÇETİNEL
(1905 Edirne-1989 İstanbul)
İlk ve orta okulu Edirne'de okuduktan sonra, lise eğitimini Kuleli Askeri Lisesi'nde yapmış, 1929'da da Harp Okulu'ndan topçu subayı olarak mezun olmuştur. Yurdumuzun pek çok yerindeki topçu birliklerinde görev yapmış, 1960 yılında da emekli olmuştur. Emekli olduktan sonra TBMM Milli Saraylar Müdürlüğü yapmıştır.
Araştırmacı ve etnomüzikolog Etem Ruhi ÜNGÖR araştırmaları sonunda marşın bestesinin Albay Hüsnü ÖNCÜ'ye ancak sözlerinin Cevdet Şakir ÇETİNEL'e ait olduğunu ayrıntılarıyla birlikte Musiki mecbuasında açıklamış ise de askeri makamlar marşın bestecisinin Cevdet Şakir ÇETİNEL olarak tescil edildiğini bildirmiştir.
Kaynak: Askeri Ressamlar ve Besteciler "İlhan ÇİLOĞLU"

KAYNAK: http://www.kho.edu.tr/hakkinda/harbiye_marsi.html

10. Yıl Marşı






10. Yıl Marşı

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan; 
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan; 
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan, 
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi; 
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri! 
Bir hızda kötülüğü, geriliği boğarız, 
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.
Türk'üz, bütün başlardan üstün olan başlarız; 
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız. 
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi; 
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Çizerek kanımızla öz yurdun hartasını, 
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını; 
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını... 
Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını!
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi; 
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri! 
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz; 
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz:
Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz. 
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz. 
Türk'üz: Cumhuriyet'in göğsümüz tunç siperi; 
Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Söz : Faruk Nafiz ÇAMLIBEL 
Behçet Kemal ÇAĞLAR 
Müzik:Cemal Reşit REY

29 Ağustos 2013 Perşembe

"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE"  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ



   Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık 
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!...

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ ile ilgili görsel sonucu

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!...




30 Ağustos Zafer Bayramımız
Zafer Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' nin ulusal bayramıdır. Her yıl 30 Ağustos günü kutlanır. Zafer Bayramı, 1922 yılında 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi' ni (Büyük Taarruz) anmak için kutlanan bayramdır. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terketmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder.
Zafer Bayramı, ilk defa 30 Ağustos 1923 günü AfyonkarahisarDenizliKahramanmaraşAnkara ve İzmir'de kutlanmıştır. Resmî olarak Zafer Bayramı ilân edilmesi 1935 yılının Mayıs ayında olmuştur. Zafer Bayramı, tüm yurtta törenlerle kutlanır. Devlet erkânı ve yurttaşlar, Ankara'da Anıtkabir'i, diğer illerde de anıt ve şehitlikleri ziyaret edip, Mustafa Kemal Atatürk'e, silah arkadaşlarına ve komutasında savaşmış askerlere şükranlarını sunar. Hemen hemen her yerleşim yerinde, askerî birlikler geçit törenlerine katılır. Ayrıca dış temsilciliklerde de çeşitli kutlamalar yapılır. 30 Ağustos günü, Türkiye'de resmî tatildir.
Her yıl, Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları bu tarihte mezun verir. Tüm subay ve astsubay rütbe değişiklikleri bu tarihte geçerli olur.

23 Ağustos - 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Savaşı'yla Yunan orduları gerilemek zorunda kaldı. Bu uzun zamandır Türk ordularının elde ettiği ilk başarıdır. TBMM tarafından Sakarya Savaşı'ndan sonra Mustafa Kemal'e mareşal ve gazi unvanları verildi. Tarihin bu dönüm noktasından sonra Yunan ordusunun ve diğen işgalci güçlerin topraklardan atılma kararı alınır. Sad planı adı verilen tarrruz planı ocak ve nisan aylarında iki kez ertelenir. Tarruzun hazırlıkları tam anlamıyla ağustos ayında tamamlanır. Batı cephesinin kuzeyindeki ve güney cephesindeki Türk birlikleri, büyük bir gizlilik içinde Kocatepe bölgesine kaydırıldı. İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane gizlice Anadolu topraklarına getirtildi. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silahlar satın alındı. Orduya taarruz eğitimi yaptırıldı. Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı Türk ordusu, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Birkaç saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis de vardı


Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu.

TREE OF LOVE


TREE OF LOVE


28 Ağustos 2013 Çarşamba

SARIMSAK : BU MUCİZEYİ NASIL TÜKETMELİYİZ?


- Damar sertliği: Damarları genişletir, kanı temizler

- Kalp hastalığı: Sarımsak iyice ezilip limonla içilir

- Brucella: Sarımsak, stafilokokus dureus ve Brucella abortus denen mikropları öldürür. Brucella özellikle keçiden geçer, kaynatılmadan sütten yapılan peynirle geçer. İnsanı halsiz ve dermansız bırakır.

- Mantar: Sarımsak, candida albicans gibi mantarları öldürür. Ezilerek sirkeye karıştırılan sarımsak,mantarlı yerlere sürülürse faydalıdır.

- Cüzzam: Allicin (C6H10OS2) kuvvetli bir mikrop öldürücüdür. Sarımsak ezilerek sirke karışımı veya sade olarak egzama, uyuz gibi hastalıklara sürülürse şifa verir.

- Uyuz: Allicin (C6H10OS2) kuvvetli bir mikrop öldürücüdür. Sarımsak ezilerek sirke karışımı veya sade olarak egzama, uyuz gibi hastalıklara sürülürse şifa verir.

- Tansiyon: Sarımsak ve soğanın pişirilerek daha faydalı olacağı belirtilmekle beraber birçok aktif maddenin yok olacağı da bir gerçektir. Pişirilerek ve de çiğ yenen sarımsak tansiyonu düşürür

- Menenjit: Sarımsak yenmesi menejite iyi gelir.

- Virüs önleyici: Sarımsak virüslerin çoğalmasını engeller

- Romatizma: Sarımsak yemek romatizma ağrılarını geçirir,romatizmanın kökünü kazır. Ayrıca sarımsak % 60 ezilir soğan % 20 ezilir bu karışıma karabiber karıtırılıp limon sıkılıp biraz zeytin yağı ilave edilir. Bu eklem romatizması ve romatizmal şişliği olan bölgeye bağlanır 1-2 gün hiç çıkarılmaz yalnız günde 2 kere kontrol edilir. sarı su kabarcığında toplanan sarı su, temizliğe dikkat edilerek patlatılıp çıkarılır

- Anjin: Sarımsak ezilip süt ile içilir. Ayrıca sarımsak ezilip sirke ile gargara yapılır, içilir.

- Boğaz iltihabı: Sarımsak ezilip süt ile içilir. Ayrıca sarımsak ezilip sirke ile gargara yapılır, içilir.

- İdrar söktürücü: Sarımsak ezilip bal şerbeti ile içilir.
SARIMSAK : BU MUCİZEYİ NASIL TÜKETMELİYİZ?

- Bağırsak parazitleri: Sarımsak ezilir, pelin otu ve papatya, civan perçemi karışımından yapılan çaya atılıp aç iken içilir 1-2 saat hiçbir şey yenmez ardından mushil sinameki çayı alınır. İshal olduktan 1 saat sonra yemek yenilir.

- Güneş çarpması: Asırlardır sarımsak güneş çarpmasına karşı kullanılır. Gerek yemek olarak gerekse cacıkta yenen sarımsak güneş çarpmasına fayadalıdır.

- Balgam söktürücü: Sarımsak ezilip balla macun yapılıp yenirse balgam söktürür.

- Sarılık: Balla yapılan sarımsak macunu kanı temizler, karaciğeri düzene sokar, sarılığı tedavi eder.

- Kulak ağrısı: Sarımsak ezilip zeytinyağıyla karıştırılır 2-3 gün bekletilen sarımsaklı zeytinyağı süzülüp kulağa damlatılırsa kulak ağrısına, iltihaba şifa verir.

- Kulak iltihabı: Sarımsak ezilip zeytinyağıyla karıştırılır 2-3 gün bekletilen sarımsaklı zeytinyağı süzülüp kulağa damlatılırsa kulak ağrısına, iltihaba şifa verir.

- Nasır: Sarımsak ezilip az zeytinyağı karıştırılıp nasırlı veya siğilli yere bağlanır, 2 -3 gün sonra sıcak suda bekletilir.

- Siğil: Sarımsak ezilip az zeytinyağı karıştırılıp nasırlı veya siğilli yere bağlanır, 2 -3 gün sonra sıcak suda bekletilir.

- İyileşmeyen yaralar: Sarımsak ezilir zeytinyağı ve balla krem yapılıp iyileşmeyen yara ve çıbanlara sürülürse kısa sürede iyileştirir.

- Göz rahatsızlıkları: Sarımsakta A vitamini bulunduğundan gece körlüğüne faydalıdır. Kalp ve gözardı kaslarına giden kılcal damarladaki kan dolaşomını güçlendirdiğinden gözün görme gücünü artırır.

- Kanser (Lösemi): Son zamanlarda yapılan araştırmalarda sarımsak yenen ülkelerde kanser rahatsızlığına daha az rastlandığı gözlenmiştir.

- Şeker hastalığı: Sarımsağın bileşimindeki cystein,inulin ve benzeri bileşimler nedeniyle sarımsak hem kanı temizler hem şekeri düşürür.


- Kabızlık gidericidir: Sarımsak ezlir ılık suyla yada ılık bal şerbetyile içilirse kabızlığı giderir.

- Vücuda direnç ve kuvvet verir: Mısır’da piramitlerin syapımı esnasında kölelere, soğan, sarımdak ve turp yedirildiği rivayet edilmektedir.

- Kepek: Sarımsak dövülüp zeytinyağında bir hafta bekletilir bu yağla saç dipleri ovulup 2-3 saat beklenir ılık suyla iyi zeytinyağlı sabunla yıkanırsa saçlar kuvvetlenir. Saç derisindeki bakteriler, mikroplar ölür, deriyi besler kepek önlenir.

- Saçkıran: Sarımsak ezilir kına,bal ve zeytinyağıyla melhem yapılıp saçkıranlı yer ovuşturulur, günde 2 kere tekrar edilip tedavi 10 gün sürer.

- Sarımsak içeceği: Sarımsak güzel soyulup yıkanır sonra ezilip,limon suyuna katıkılp 10 gün serin yerde bekletilir, kekik ilave edilir. Bu suya sirke ve bal ilave edilebilir. Süzülüp kalp damar sertliği, tansiyon kafadaki uğultuyu bertaraf eder, bazı Batılı kitaplarda limon yerine alkol tarifi vardır. 

- Astım: Sarımsak yemek akciğer rahatsızlığına iyi gelir.

- Verem: Sarımsak yemek akciğer rahatsızlığına iyi gelir.

- Kolesterol: Kalp sektesinin nedeni olan bu maddenin bağırsaklardan atılmasını sağlar.

- Sinirleri teskin eder: Sarımsak yemeyi alışkanlık haline getirenler daha az kızar, sinirleri gevşer.

- Alerji: Sarımsak alerjilere karşı vücudun direncini korur.

- Kan pıhtılaşması: Sarımsakın ihtiva ettiği yağlar kana karışınca kan sulanır, pıhtılaşması önlenir.

- İhtiyarlık: Sarımsak yiyen ülkelerde insanlar 120 yaşına kadar yaşamaktadır, geç ihtiyarlamaktadırlar.

- Bağışıklık sistemi: Sarımsak yemek bağışıklık sistemini güçlendirir

BAY DOKTOR: HIYAR

BAY DOKTOR: HIYAR ile ilgili görsel sonucu

BAY DOKTOR: HIYAR


Bunları okuduktan sonra salatalığa çok daha farklı gözle bakacaksınız!!!
Olağanüstü Salatalık
Bir süre önce bu bilgiler "The New York Times" gazetesinde yayımlandı.

1. Salatalık, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir tanesinde Vitamin B1, Vitamin B2, Vitamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder.

2. Öğleden sonra yurgunluk mu hissettiniz? Kahveyi, çayı, soğuk içecekleri bir taraf bırakın ve bir salatalık yiyin. Salatalık iyi bir B vitaminler ve Karbohidratlar kaynağıdır ve yediğinizde saatler sürecek yorgunluğunuzu kısa bir sürede ortadan kaldırır.

3. Banyo veya duştan sonra aynanızın buğulanmasından şikayetçi misiniz? Bir salatalık dilimini alıp aynayı ovun. Hem buğulanma yok olacak hem de pırıldayan bir aynaya ve nefis bir kokuya sahip olacaksınız.

4. Haşereler bahçenizi veya saksı bitkilerinizi mahvediyor mu? Bahçeniz için bir aluminyum tabağa (ya da aluminyum folyoya) salatalık dilimlerini koyup, ortada bir yere yerleştirin. Saksılarınıza ise birkaç dilimi toprağın üzerine yine aluminyum tabak veya folyo ile yerleştirin. Bütün mevsim haşerelerden kurtulacaksınız. Salatalıkdaki kimyasallar aluminyum ile etkileşerek insanların algılayamadığı ama haşereleri deli eden bir koku yayar ve onların ortadan kaybolmalarına neden olur.

5. Bayanlar, sokağa çıkmadan önce veya denize-havuza girmeden önce bir süreliğine selülitlerinizden kurtulmak ister misiniz? Sorunlu bölgelerinizi birkaç dakika süreyle salatalık dilimleriyle ovun. Salatalıkdaki fitokimyasallar derinizdeki kollajenlerin gerilmesini sağlar, dış tabakayı sıkılaştırarak selülitlerin görüntüsünü azaltır. Aynı şekilde kırışıklıklara da iyi gelir (özellikle de göz civarları için)

6.Baş ağrısından kurtulmak ister misiniz? Yatağa girmeden önce birkaç dilim salatalık yiyin ve ertesi sabah dipdiri, baş ağrısız kalkın. Salatalık, vücudun kaybetmiş olduğu gerekli besinleri takviye edici yeterli miktarda şeker, B vitaminleri ve elektrolitleri ihtiva ettiği için yediğiniz birkaç dilim sorunlarınızı hemen yok eder.

7. Özellikle diyet yapanlar, açlık dürtünüzü ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? Salatalık yiyin.

8. Evinizde ayakkabı boyanız mı kalmadı? Taze kesilmiş bir salatalık ile ayakkabınızı ovalayın. İçerdiği kimyasallar ayakkabınıza hem harika görünen bir parlaklık verir hem de deriyi su geçirmez hale getirir.

9. Evinizde bir kapı, pencere ya da benzer bir şey gıcırtı mı yapıyor? Bir dilim salatalık alıp gıcırtı yapan yerlere sürtün (tabii sürtünme yapan yerlere, menteşenin dışına değil!!) gıcırtı gidecektir.

10. Kendinizi gergin, bitkin mi hissediyorsunuz (özellikle ders çalışan öğrenciler, yeni bebek sahibi olmuş anneler ve diğer herkes) ? Bir tas kaynar suyun içine bir bütün salatalığı ince dilimler halinde keserek koyun. Tası da bulunduğunuz odada uygun bir yere koyun. Salatalıkdaki kimyasallar ve diğer besinler kaynar suyun içine girince tepki gösterirler ve suyun buharı ile birlikte bulunduğunuz odaya yayılarak nefis bir aroma yayarlar. Bu aroma sizlerin tüm gerginliğini alarak sakin kişiliğinize dönmenizi sağlayacaktır. Özellikle öğrenciler bunu denemelidir.

11. Yemek yediniz (örneğin kebap) ve ağzınızdan kötü koku yayıyorsunuz. Bir salatlık dilimini alıp dilinizle damağınıza yerleştirin ve en az 30 saniye öyle tutun. Ağzınızda kötü kokulara neden olan bakterilerin fitokimyasallar sayesinde ölmesi nedeniyle bu sorundan kurtulmuş olacaksınız. (Soğan-sarmısak kokusu konusunda bir bilgi yok. Bunu da siz deneyin ve sonucu görün.)

12. Evyelerinizi, lavabolarınızı çevreye zarar vermeyecek bir şekilde temizlemek ister misiniz? Bir dilim salatalığı alıp temizlemek istediğiniz yeri ovun. Sadece yılların birikimi lekeleri kirleri temizlemekle kalmaz, ayrıca güzel bir parlaklık verir temizlediğiniz yere. Bunun yanında elleriniz de o temizlik malzemelerin verdiği zararlardan kurtulmuş olur.


13. Kalemle yazarken bir hata yaptınız ve hatayı silmek istiyorsunuz. Salatalık kabuğunu alıp yavaş ve nazikçe silmek istediğiniz yazıya sürtün. Boya kalemlerinde ve keçe kalem yazılarında da oldukça yararlı. (Bilirsiniz bazen çocuklarımız duvarlara yazılar yazar, resimler yaparlar. Onlarda da deneyebilirsiniz.)


Patlıcan nasıl kurutulur?

Evde Kışlık Patlıcan Nasıl Kurutulur? 8 Nefis Tarif Eşliğinde


Evde Kışlık Patlıcan Nasıl Kurutulur? 8 Nefis Tarif Eşliğinde Tarifi

Patlıcan Kurutmanın Püf Noktaları Bu Yazıda!

Sebzeleri kurutarak muhafaza etme yöntemi aslında Anadolu yeme-içme kültürünün vazgeçilmez bir parçasıdır. Sebzenin besin değerini koruma bakımından da bilinen köklü yöntemlerden biridir. Kurutularak saklanabilen yiyecekler arasında patlıcanın yeri başkadır. Yazın taze tüketilen, kış aylarında ise kurutulmuş haliyle birçoğunuzun sofrasından eksik etmediği nefis bir sebzedir. Kurutmak demişken patlıcan nasıl kurutulur diye merak ediyor ve kış için patlıcan nasıl kurutulur şeklindeki sorulara yanıt arıyor olabilirsiniz. O halde bu bilgiler tam size göre.
Patlıcan kurusu nasıl kurutulur öğrenmeden önce, kuru patlıcanı hangi yemek çeşitleri için kullanacağınızı belirlemeniz başlangıç olarak size kolaylık sağlayacaktır. Kuru sebzenizi dolmalık olarak mı kullanacaksınız yoksa kavurmalık, kızartmalık veya başka bir çeşit olarak mı tüketeceksiniz? Her birinin kendine özgü ve farklı şekillerde kurutma yöntemlerinin olduğunu tahmin edersiniz.
Kurutma işlemine başlamadan önce yapmanız gerekenlerin başında yeteri miktarda patlıcan almak gelir. Tabii bunu yaparken de dikkat etmeniz gereken ufak tefek ipuçları var. Mesela satın alacağınız patlıcanların eğri olmamasına ve şekilleri düzgün olan patlıcanlar seçmeye özen göstermeniz önemli. Kurutma işlemini hangi tür yemeğiniz için yaparsanız yapın, düz bir patlıcanı dolmalık kurutma için oymak veya kızartmalık için dilimlemek eğri bir patlıcanla çalışmaktan çok daha kolay olur.
Bunlarla birlikte seçeceğiniz patlıcanların boyları da kurutma işlemine hazırlık aşamasında önemlidir. Çok küçük veya çok büyük patlıcanları tercih etmemeniz yine her çeşidi kurutmanız için bilmeniz gereken önemli bir detaydır. Üstelik patlıcanlarınızı seçerken taze ve parlak kabuklu olanları ön planda tutma fikrini de güzel bir detay olay aklınızda bulundurabilirsiniz.
Kurutma işlemini ne şekilde gerçekleştireceğiniz de oldukça önemli. Bu konuda da fırında patlıcan nasıl kurutulur veya evde patlıcan nasıl kurutulur diye düşünebilirsiniz. Aslında kurutma fırınlarında yapılabileceği gibi ev tipi bir fırınınızın olması bile fırında kurutma için size yeterli malzemeyi sağlar. Aynı zamanda evde güneş alan, hafif rüzgar gören bir balkon, teras veya bu koşullara uygun herhangi bir köşe de kurutma yapmanız için gerekli ortam olarak işinize yarar. Sizler yeter ki kurutulmuş mis gibi patlıcanların eşsiz lezzetini tatmak isteyin. İşte sizlere birbirinden faydalı ve kurutacağınız patlıcanların lezzetine lezzet katmanız için muhteşem öneriler:
  • Patlıcanlarınızı yıkayabileceğiniz geniş bir kap, bıçak, dolmalık için oyma aparatı, haşlama tenceresi ve kurutma tepsileri ile başlayabilirsiniz.
  • Sebzeler meyveler gibi ağaçlarda değil de daha çok toprağa yakın mesafelerde yetiştiği için daha çamurlu olabilir. Yıkarken bunu göz önünde bulundurarak daha dikkatli yıkamanız gerekebilir.
  • Patlıcanlarınızı kurutmak üzere ayıklarken elde ettiğiniz, kullanmayacağınız çekirdekli iç kısımları gibi yerlerini çeşitli sebzeler ile pişirerek bir yemek yapmak üzere derin dondurucunuzun bir köşesine koyarak değerlendirebilirsiniz.
  • Açık havada kurutma yöntemini tercih ediyorsanız, bunun için havanın güneşli olduğu dönemleri tercih edebilirsiniz; geceleri ve yağmurlu günlerde sebzelerinizi içeri taşımanız da yine önemli bir nokta.
  • Size joker bir ipucu daha; patlıcanları kurutabilmeniz için güneş olmazsa olmaz bir etken değildir. Onları gölgede de kurutabilirsiniz fakat bu noktada dikkat etmeniz gereken şey kurutacağınız ortamın rüzgar gibi hava akımını alan bir yer olması gerektiğidir. Üstelik gölgede kurutma yöntemi patlıcanın kararmasının da önüne geçer.
  • Kurutmalık patlıcanlarınızı gönül rahatlığıyla saklayabilmeniz için takır takır kuruduklarını görene kadar kurutma işlemine devam etmenizde fayda var.
  • İpte kurutma yapacaksanız, patlıcanları ipe takarken birbirine yapışık olarak dizmemeye özen göstermelisiniz. Aralarında boşluk bırakmazsanız temas halindeki noktalar nemli kalarak çürüyebilir.
  • Bez veya kağıt torbalar, kapaklı kutular, cam kavanozlar ve bunları yerleştirebileceğiniz rutubetsiz, kuru, gölgeli bir ortam sayesinde kurumuş sebzenizi artık keyifle saklayabilirsiniz.

Patlıcan Nasıl Beyaz Kurutulur?

Siz de patlıcan nasıl beyaz kurutulur diye merak ediyorsanız yapmanız gereken işlem çok basit. Aslında birçoğunuzun patlıcan yemekleri yaparken kullandığı bir yöntem. Patlıcanları yıkayıp uygun şekillerde kestikten sonra tuzlu su dolu bir kap içinde bir saat kadar bekletmeniz sebzenizin kararmadan kurumasını sağlar.
Ayrıca patlıcanı gölgede kuruttuğunuzda elde ettiğiniz kuru patlıcanlarınızın daha beyaz kaldığını, kararmadığını göreceksiniz.

Kışlık Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Kışlık patlıcan nasıl kurutulur şeklinde bir soruyla karşı karşıyaysanız kurutma işlemi için yaz mevsimi ve güneş sizin en büyük yardımcılarınızdan olacaktır. Aslında patlıcan kurutmalık sebzeler arasında, kuruma kolaylığı bakımından size oldukça dost bir sebzedir. Çünkü güneş olmasa bile patlıcan kolaylıkla kuruyabilir. Kışlık patlıcanlarınızı evinizin güneş alan ve nemden uzak bölümünde kurutmaya başlamalısınız.
Yine nemden uzak ve gölgeli bir atmosferde kurutma işlemini gerçekleştirmek istiyorsanız, bu noktada da yardımınıza koşacak olan etken rüzgardır.

Kuru Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Kuru patlıcanın harika tadından vazgeçemiyor musunuz? O zaman kurutma sürecinde bazı detaylara özen göstermeniz gerekebilir. Basit detaylar olsa da daha kaliteli sonuç elde etmeniz için önemlidirler. Açık havada yapılan kurutmalarda her ne kadar yaz mevsimini tercih etseniz de bazen yağmur yağması ve nem gibi kurutmanızı olumsuz yönde etkileyebilecek hava şartları gelişebilir. Yağışlı ve nemin fazla olduğu günlerde kurutma tepsilerinizi iç mekanlara taşıyarak kurutmaya çalıştığınız sebzelerinizi ıslanmaktan koruyabilirsiniz. Sebzenizi dış ortamda kurutabileceğiniz gibi herhangi bir fırın ile mevsim gözetmeksizin de kurutabilirsiniz.

Kızartmalık Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Patlıcanlarınızı kızartmalık olarak kurutmak istiyorsanız aslında yapmanız gereken şey dilimleme şeklini belirlemeniz olacaktır. Kızartmalık olarak isteğinize bağlı uzun veya pul şeklinde dilimleyerek kurutmaya başlayabilirsiniz. Böylece pişireceğiniz zaman ekstra bir dilimleme işlemine ihtiyaç duymadan direkt olarak kullanabilirsiniz.

Kavurmalık Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Siz de patlıcanı taze veya kurutulmuş olarak her haliyle yemekten zevk alanlardan mısınız? Kurutmak üzere yıkayıp kesme işlemine başlayacağınız taze patlıcanlarınızı aslında çok büyük parçalar halinde kesmemek şartıyla istediğiniz şekilde dilimleyebilirsiniz. İsteğinize bağlı olarak uzun şeritler halinde veya küp küp doğranmış parçalar şeklinde hazırlayabilirsiniz. Kestiğiniz bu parçaları ipe dizerek gruplar halinde bir araya getirebilirsiniz.
Bu ipe dizdiğiniz patlıcanları kurutacağınız ortamda bir duvara asabilir, çamaşır ipine takabilir veya temiz bir bezin üstüne koyarak kurutma sürecini başlatabilirsiniz.

Antep Usulü Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Gaziantep mutfak kültüründe kurutulmuş sebzeler oldukça önemli bir yere sahiptir. Antep usulü patlıcan nasıl kurutulur derseniz, burada güneşte kurutma şekli ön plana çıkar. Gaziantep’te patlıcanlar kurutulmaya hazırlanırken önce çekirdeklerinden ayrıştırılır ve iplere dizilerek bol miktarda güneş alan çatılarda, teraslarda veya balkonlarda kurutulmaya bırakılır. Bu şartlarda ortalama 10 veya 12 gün içinde kurumuş olurlar. Gölgede ise bu süre 3 haftaya kadar uzayabilir.
Patlıcan dolması nasıl kurutulur, ufak tefek detayları nelerdir bunları da bilmeniz gerekir. Antep usulü olarak bu noktada öne çıkan detaylar ise, yuvarlak görünümlü dolgun patlıcanların kullanımıdır. Bu patlıcanlar başları alındıktan sonra, uzunluğuna göre iki veya üç büyük dilim halinde kesilir. Çekirdekleri oyularak çıkartılır ve ufak bir bıçak yardımıyla içleri kazınarak temizlendikten sonra iplere takılarak güneş gören bir yere asılır.

Dilim Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Kışlık yemeklik patlıcan nasıl kurutulur diye merak mı ediyorsunuz? O halde gelelim dilim patlıcan nasıl kurutulur, bununla ilgili detayları incelemeye. Burada tercih etmeniz gereken patlıcan türü bostan patlıcan adı verilen, kısa ve tombul görünümlü o şirin mi şirin patlıcan türüdür. Bostan patlıcan diğer türlere göre daha çekirdeksiz olduğu için dilim olarak kurutma yöntemine uygundur.

Karnıyarıklık Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Patlıcan kurutma işlemlerinde sebzenizi hangi yemek çeşidi için kurutuyorsanız, o şekilde ve ölçülerde kurutmayı gerçekleştirmeniz sonrası için size kolaylık sağlar. Eşsiz lezzetiyle patlıcan yemeklerinin vazgeçilmezi olan karnıyarık için ise kurutmaya hazırlık aşamasında başlarını kestiğiniz patlıcanları bütün bırakmanız gerekiyor.
Alacalı olarak soyup, içlerini kayık şekli verecek biçimde oymalısınız ve bir iğne yardımıyla iplere ortalama tek yemeklik sayısına göre asmalısınız. Tabii içi çıkarılmış patlıcanlarınızın büzüşüp kapanmaması için oyduktan sonra patlıcan saplarını enine bir şekilde içine yerleştirebilirsiniz.

Fırında Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Kurutulmuş patlıcanın lezzetinden dört mevsim mahrum kalmak istemiyor olabilirsiniz. Herhangi bir şekilde hazırladığınız patlıcanları bir kurutma tepsisine veya boyutlarına göre fırının ızgara telleri üzerine koyabilirsiniz. Bu işleme başlarken fırınınızın ısısı elinizi içine uzattığınızda elinizi yakmayacak kadar olmalıdır. Bu ısıda tepsinizi ortalama 2 veya 3 saat kadar bekletebilirsiniz. Sonrasında fırını soğutup tepsinizi çıkarıp, aynı işlemi kuruma tam anlamıyla gerçekleşene kadar tekrarlamanız gerekir.
Bunu sobanızın fırınında da gerçekleştirebilirsiniz. Bu durumda ise kuruma gerçekleşene kadar sobanızın sönmemesini sağlamalısınız.

Evde Patlıcan Nasıl Kurutulur?

Kışlık hazırlıkları yorucu olduğu kadar oldukça keyiflidir de. Patlıcanları evinizde fırında veya güneşte kurutabilirsiniz. Her iki kurutma yönteminde de sebzenizi yapacağınız yemek türüne göre kesip hazırlamanız gerekir.
Patlıcan kurusu nasıl kurutulur genel olarak bir fikir sahibiyseniz, evde kurutma işlemi de sizin için zor olmayacaktır. Mevsim şartlarına veya kişisel şartlarınıza göre ister yazın kuru ve güneşli bir havada balkonunuzda isterseniz de her mevsim fırınınızda veya sobanızda mis gibi patlıcanlarınızı kurutabilirsiniz.

Farklı Yörelerden 8 Kuru Patlıcan Tarifi

1) Onu Yoğurtlu da Seversiniz

Kurutulmuş kışlık patlıcanlarınıza bakıp, onları bugün nasıl yesem diye düşündünüz mü hiç? O halde kuru patlıcanlarınızı ferah mı ferah bir miktar yoğurtla buluşturmanızın zamanı gelmiş demektir. Hatta dostlarınızı davet ettiğiniz keyifli bir günde, onlar için de yoğurtlu kuru patlıcan salatası hazırlayabilirsiniz. Herkes bu kadar duyarlı davranırsa bu lezzetten kimse mahrum kalmamış olur öyle değil mi? Kuru Patlıcan Salatası

2) Kuru Patlıcan Dolması: Şüphesiz Yersin

Kuru patlıcan dolması deyince lezzetinden sual olunmaz. İster kendi usulünüzü keşfedin isterseniz de farklı yörelere özgü kuru patlıcan dolması pişirin, kendisi her halükarda sofranızın baş tacı olmaya aday olarak mutfağınızda yer alacaktır. Kıymalısıyla, acısıyla, tatlısıyla veya zeytinyağlısıyla; onu her haliyle sofranızda görmek istersiniz. O halde kolları sıvayın ve operasyon başlasın. Kuru Patlıcan Dolması

3) Adanaya Ne Dersiniz?

Damaklarınız yöresel lezzetlerle şenlensin ve bu güzelliği sevdiklerinizden esirgemeyin. Adana usulü kuru patlıcan dolması ile eşsiz bir Adana klasiği yaşayın ve yaşatın. Üstelik Adana usulü muhteşem kuru patlıcan dolmanızın yanında tercih edebileceğiniz sıcacık bir yayla çorbasıyla yemek masanızı bir ziyafete çevirin. Adana Usulü Kuru Patlıcan Dolması

4) Hafif Üstelik Doyurucu: Kuru Patlıcan Yemeği

Kurutulmuş patlıcanlar ile hem hafif beslenip hem de doyarak patlıcanların lezzetine sonuna kadar erişebilirsiniz. Hazırlaması da öyle kolay ki… Belki bir bayram akşamında toplu yenilen huzurlu bir akşam yemeğinde belki de ne pişirsem diye düşündüğünüz bir kış gününde sofranızın baş köşesinde yer alabilir. Yazdan kurutup kilerinizin bir köşesine bıraktığınız patlıcanların ne kadar lezzetli olduklarına artık şahit olabilirsiniz.  Kuru Patlıcan Yemeği

5) Ekşilisi Başka Güzel: Nar Ekşili Kuru Biber ve Patlıcan Dolması

Ekşili kuru dolmalardan bahsedince Güneydoğu’nun eşsiz lezzetleri barındıran mutfak kültürü aklınıza gelmiştir elbet. İşte o mutfaktan mis gibi bir tarif daha. Nar ekşili kuru dolmalar sofranızdayken sizler de çok mutlu hissetmiyor musunuz? Özellikle de kurutulmuş patlıcan ve biber dolmalarının birlikteliği yemek masalarınızı adeta bir kutlama ortamına dönüştürebilir. Nar Ekşili Kuru Biber ve Patlıcan Dolması

6) Antep Usulü Lezzete Buyurmaz mısınız? Antep Yöresi Kuru Patlıcan Dolması

Gaziantep mutfağının bir klasiğidir. Hele de yanına bir de kuru biberleri doldurup koyarsanız birbirlerine ne kadar yakıştıklarını anında görebilirsiniz. Üstelik acı seviyorsanız bu beklentinizi de seve seve karşılar. Bilen bilir, Antep yöresi kuru patlıcan dolması yemek masalarınızın sultanıdır. Antep Yöresi Kuru Biber ve Patlıcan Dolması

7) O Bir Lezzet Klasiği: Malatya Usulü Kuru Patlıcan Dolması

İplerinde şıkır şıkır duran ve kuruyken bile mis gibi kokan kurutulmuş dolmalık patlıcanlarınızı bir de Malatya usulü kuru patlıcan dolması olarak pişirmeye ne dersiniz? Malatya’nın muhteşem biber salçalarıyla ve hafif ekşili tadıyla bir lezzet klasiğini daha sofralarınıza taşıyın. İster akşam yemeğinizde sofranızın baş köşesine koyun isterseniz beş çayınızın menüsüne ekleyin. Malatya Usulü Kuru Patlıcan Biber Dolması

8) Zeytinyağlı Kuru Patlıcan ve Biber Dolması:

Nar ekşisinin doğal ve eşsiz tadıyla ekşili dolma olarak da telaffuz edebilirsiniz. Yaz aylarında azıcık zahmet ederek kuruttuğunuz patlıcan ve biberleriniz artık sizlere göz kırpmaya başlamış olabilir. Kendiniz zaman bulup kurutamadıysanız bile kurutulmuşlarını satın alarak dolmanızı yapabilir ve siz de bu lezzeti menünüze ekleyebilirsiniz. Üstelik bir kase yoğurtla bu harika güzelliği taçlandırabilirsiniz. Zeytinyağlı Kuru Patlıcan ve Biber Dolması
Kuru patlıcan tarifleri için sitemizi ziyaret edebilirsiniz.