29 Kasım 2014 Cumartesi

"Elfida", şarkısının hazin hikayesi!

Haluk Abimizin Elfida’sının hikayesini okurken aynı zamanda şarkısını da dinleyebilmeniz için buraya bırakıyoruz.



"Elfida", şarkısının hazin hikayesi!

Anadolu Rock tarzının en iyi temsilcilerinden, diğer günümüz sanatçılarının aksine 99 depremi dahil zor zamanların hepsinde halkın yardımına koşmuş, şarkılarının her birinde kendimizden parçalar bulduğumuz Haluk Levent’in birçok eserinin altında derin anlamlar yatıyor. Bu anlamlı şarkılar arasında bizi en çok etkileyeni Elfida şarkısı oldu.
Haluk Levent, geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir tweet ile Elfida’nın öyküsünü bizlere ilk ağızdan tekrar hatırlattı. İzninizle bu güzel yürekli insana yazımızda “Haluk Abi” demek istiyoruz.

1. “Elfida ismi sonradan verilmiş bir isim. Adı Beyzanur kızımızın. 4 Yaşlarındayken tanıştım.”

“Babası Murat Çelik bir emekçiydi. Kızın amansız bir hastalığı vardı ve bu amansız hastalıkla mücadelesine destek olmak için Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gidiyordum, doktorlarla görüşüyordum.”

2. “Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın…”

“Bir gün doktor odasındaydım ve doktorlardan biri gelip bana “Haluk Bey, bu kızı gözden çıkartın.” dedi. Yanımda da müzisyen arkadaşım Emrah Aydoğdu var. Emrah, “Gözden çıkartılan kadın anlamı Osmanlıca’da Elfida.” dedi. Belki tam birebir anlamını karşılamıyordu ama bir kavram olarak çok uyuyordu. Tabi biz birbirimize sarılıp ağladık. Gerçekten Beyzanur’u çok seviyordum.”

3. “Beyzanur’a yazdığım şarkıyı ona söylüyordum, ama o Elfida’nın kendisi olduğunu bilmiyordu…”

“Ve oturdum şarkıyı yazdım. Sevgili Emrah Aydoğdu da elinden geleni yaptı ve sözlerinde düzenlemeleri yaptık. Ömer Faruk Güney’in de müziği vardı. Bu şekilde Beyzanur’un son günlerinde ona şarkıyı söylüyordum ama o kendisi olduğunu bilmiyordu, Elfida olarak biliyordu. Tabii küçük bir çocuktu son zamanlarında, 8 yaşlarındaydı.”

4. “Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın…”

“O dönemde şirketlerim batmış, sözlerdeki “Omzumda iz bırakma, yüküm dünyaya yakın.” Şunu ifade etmek içindi: Ya zaten dünya kadar batmışım, sıkıntılıyım. Beyzacığım ne olur bari sen gitme demek içindi.

5. “Yüzyıllardır sarılmamış kolların…”

“O sözlerdeki yüzyıllardır sarılmamış kolların cümlesinin sebebi de şuydu: Anne ve babası gece gündüz nöbetteydiler. Beyzanur’un kırılganlığından, hasta yatağından dolayı sarılamıyorlardı. Gerçekten sarılabildiklerini görmedim.”

6. “Sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu…”

“Beyzanur’un hep yağmurlu gözleri vardı. Hayata tutunmaya çalışan…”

7. “Beyzanur’u kaybettik…”

“O dönemde hastane personeline Bakırköy’de bir konser verdim. Beyzanur’a iyi baksınlar diye onların gecesine katıldım. O gece evden başka bir yere kaldırılan Beyzanur’u kaybettik.

8. “Adını Elfida koyun…”

“Beyzanur’u kaybetmemizden sonra anne ve babasından rica ettim. Yıllardır Beyzanur’un başındaydınız. Evet kızımızı kaybettik ama lütfen bir çocuk daha yapın dedim. Aradan bir yıl geçti ve beni aradılar. Haluk Abi, bir çocuğumuz oluyor. Adını Elfida koyun dedim. Şu anda o Elfida belki de 8-9 yaşlarında ve bir okulda okuyor. Ablasının ismini taşıyor…”

9. Haluk Abimiz, bu şarkıyı hiçbir zaman ticari amaçla kullanmak istememiş.

“Ben bu şarkıyı ticari amaçla kullanmak ve vermek istemedim ve vermedim de. Bu başka bir şeydi. Bir Akdeniz Akşamları faciası daha yaşamak istemiyordum. Biliyorsunuz Akdeniz Akşamları muazzam bir şarkıdır aslında. O dönemin bir öyküsüdür ama herkes okuya okuya artık içimizden gelmeyecek hale geldi. Elfida’nın öyle olmasını istemiyordum, o çok özel bir şarkıydı. Ama ben yurt dışındayken benim bilgim dahilinde olmadan Ankara’dan bir müzisyene verilmiş şarkı. Çok üzüldüm ve kızdım. Ailesi beni aradı, çok özür diledim. Gerçekten benim elimde değildi. Onlar da anlayışla karşıladı ve bundan sonra kimseye vermeme kararı aldık şarkıyı.

10. Yorulmuşsun, hakkını almış yılların… Beyzanur’un bizlere ve bu dünyaya son bakışı…

slack-imgs

11. Ve Elfida…

422

12. Bu dokunaklı hikayeyi bizlerle paylaştığı için Haluk Levent’e teşekkür ederiz. Başında da demiştik ya, Haluk Abi, sen çok güzel bir adamsın…

https://listelist.com/haluk-levent-elfida/

page_haluk-leventten-ali-ismail-korkmaz-vakfi-yararina-konser_579809160_480

benimistanbulum-ella.blogspot.com.tr
“Esmerdi, narindi, yaşı ufacıktı, ismim ile ismi benzeşiyordu. Cerrahpaşa hastanesi ağrı merkezinde arkadaşımın annesini ziyaret ettiğim sırada annesinin ona seslenmesini duyunca bana seslendi sanarak gayri ihtiyari dönüp baktığımda gördüm onu. Tam karşı yatakta yatıyordu. içim cız etti. Aldığım nefesten, alabileceğim nefeslerden utandım. Gözlerim doluverdi kendimi tutum. Gülümsedim “benim de adım seninki gibi” dedim. Gülümsedi. Elindeki telefonu gösterdi “Haluk abim aldı, bana şarkı yazdı” dedi “Klibinde beni oynatacak, ama oynamak istemediğimi söyledim” dedi.
“Biliyorum yapamam” dedi burkularak..
 
“Yaparsın niye yapamayasın ki” dedim. Cevap vermedi , sustu. Suskunluğu içimi dağladı. Söylenmemiş ama binlerce kelime içeren bir suskunluktu. “Gene gel, Haluk abim hep geliyor” dedi.
Eve dönerken hep aklımda idi. Sonrasında bir daha hiç gidemedim oraya. Teyzemiz de eve döndü. 1-2 ay sonra teyzemizi kaybettik. Sonra arkadaşımdan öğrendim ki “elfida” da 2 ay öncesinden gitmiş. Orada buluşacaklarmış.”
Bir kız, Elfida'yla yaşadığı kısacık bir kaç anı yazmış bu satırlara...
9 yaşındaki bir kızın, Elfida'nın hikayesi bu... Şarkıcı Haluk Levent, basından gizleyerek 16 kanserli çocuğun tedavisini üstlenmiş, Elfida onu hepsinden daha çok etkilemiş ki, ona bir şarkı bile yazmış...
ELFİDA
Yüzün geçmişten kalan
 
Aşka tarif yazdıran
 
Bir alaturka hüzün
 
Yüzün kıyıma vuran
 
Anne karnı huzur
 
Çocukluğumun sesi
 
Senden bana
 
Şimdi zamanı sızdıran
Şımartılmamış aşkın
Sessizliğe yakın
 
Kimbilir kaç yüzyıldır
 
Sarılmamış kolların
 
Sisliydi kirpiklerin
 
Ve gözlerin yağmurlu
 
Yorulmuşsun
 
Hakkını almış yılların
Elfida
Bir belalı başımsın
 
Elfida
 
Beni farketme sakın
 
Omzumda iz bırakma 

Yüküm dünyaya yakın
 
Elfida
 
Hep aklımda kalacaksın...

hep aklımda kalacaksın...anne karnı huzurum.. her şarkının bir hikayesi vardır derler, hiç şarkı yazmasam da her dinlediğim şarkıya kendi hikayemi yazar, oynarım ben de herkes gibi...keşke yaşasaydı Elfida keşke biz bu anlamlı şarkıyı hiç dinleyemeseydik diyesim geliyo hikayesini okuyunca :(

benimistanbulum-ella.blogspot.com.tr

https://www.youtube.com/watch?v=FpvReFa_uXo





Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı - Mevhibe Bayat




Hep duyduğumuz, ama çoğumuzun bilmediği hikayesidir bu Lavinia’ nın…

LAVİNİA

sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,

ama gitme, lavinia.
adını gizleyecegim
sen de bilme, lavinia.

Ö.ASAF

Lavinya; hayalimdeki muhteşem sevgili demektir ve bir çiçek cinsidir, ölüm çiçeği…
Ve aynı zamanda, lavinia, shakespeare’in titus andronicus isimli eserinde, Roma imparatorluğunun baş komutanı olan titusun güzeller güzeli kızıdır. Tamora’nın iki oğlu tarafından tecavüze uğrar ve babası Titus tarafından öldürülür.



Hikayeye gelince:

Edebiyat matinelerinin yıldız isimlerinden olduğu bilinir Özdemir Asaf’ın. “R”leri telaffuz edememesine rağmen çok iyi bir diksiyonla şiir okuduğu bilinir. Bu şiir matinelerinde hep sona bıraktığı, en çok sevilen, en çok istenen şiiri “Lavinia”dır. Özdemir Asaf, üniversitede öğrenciyken bu şiiri platonik aşkına yazar. Ardından açılan bir yarışmaya gönderir ve kazanır. Bir rivayete göre kazandığı yarışmada şiiri okurken kız da salondadır ama Asaf şiiri okurken salonu terk eder. Kırılan şairimiz, kıza duygularını asla açmaz.

Lavinia, 1925’te doğan ve güzelliğiyle efsane olmuş sanatçı Mevhibe Meziyet Beyat’tır.
Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki arkadaşları kızıl/kahve saçları ve güzelliğine bakarak “Gilda” diye çağırırlarmış, Rita Hayworth’a göz kırparak.
Adalet Cimcoz da Marilyn Monroe’ya benzetirmiş ve “Marlin” diye çağırırmış Mevhibe’yi.
Özdemir Asaf, platonik bir aşkla tutulduğu Mevhibe için yazmış Lavinia’yı.
Peki Lavinia kimi sevmiş?..
İlk aşkı aynı zamanda hocası da olan büyük ressam Edip Hakkı Köseoğlu.
Bir de İlhan Selçuk’u sevmiş, evlenmişler.
Daha sonra Öztürk Serengil ve Mahlis Hasa ile de evlilikler yapmış ama ölmeden birkaç yıl önce yazdığı mektupta “iki büyük aşkım” diyerek “Edip Hakkı ve İlhan Selçuk”u anmış…
Benim fikrimce de korkuç bir intikam şiiridir. Lavinia’yı kod adı kullanır ve “adını gizleyeceğim, sen de bilme lavinia” der. Hanım kızımız bu şiiri okusa bile, kendisi olduğunu asla bilemeyecektir…




YASADIKLARIMDAN NELER OGRENDIM ? ÖZDEMİR ASAF

YASADIKLARIMDAN NELER OGRENDIM ? ile ilgili görsel sonucu


YASADIKLARIMDAN NELER OGRENDIM ? 

ÖZDEMİR ASAF

YAŞ 5
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu
öğrendim.

YAŞ 7

Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.

YAŞ 12
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir süre ondan yoksun kalmak
olduğunu öğrendim.
YAŞ 13
Annemle babamın elele tutuşmalarının ve öpüşmelerinin beni daima mutlu
ettiğini öğrendim.
YAŞ 15
Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha fazla ısıttığını öğrendim.
YAŞ 18
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu
öğrendim.
YAŞ 24
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.
YAŞ 33
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu
öğrendim.
YAŞ 36
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil benim kendi
hakkımda ne düşündüğüm olduğunu öğrendim.
YAŞ 38
Eşimin beni hala sevdiğini, tabakta iki elma kaldığında küçüğünü almasından
anlayabileceğimi öğrendim.
YAŞ 41
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini
öğrendim.
YAŞ 44
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu öğrendim.
YAŞ 46
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi
öğrendim.
YAŞ 49
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin
yaratıcılığa dönüştüğünü öğrendim.
YAŞ 50
Sevgi, evde üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini
öğrendim.
YAŞ 53
İnsanların bana, izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim.
YAŞ 55
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini
öğrendim.
YAŞ 64
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu, kendime bulaştırmadan başkalarına
veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına basağrısı olmamam gerektiğini
öğrendim.
YAŞ 90
Kiminle evleneceğin kararının hayatta verilen en önemli karar olduğunu
öğrendim.
YAŞ 95
Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.


Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı.
Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum...
~Özdemir ASAF~

KAHVALTI SETİ ÇEKİLİŞİNE BUYRUN:) (SON KATILIM TARİHİ 5 ARALIK)


Komşu Blogda kahvaltı seti çekilişi varmış...

Bu seti görüp de katılmamak olmaz ki...

Çok güzel dimi ...

Siz de katılmak ister misiniz ?

Haydi o zaman tıktık


Şimdiden 
Teşekkürler 

Modamımoda


HOBIUM BLOG ÇEKİLİŞİNDEN KAZANDIĞIM HEDİYELERİM...



Geçen hafta yapılan HOBIUM BLOG çekilişinde biliyorsunuz ben kazanmıştım, övünmek gibi olmasın....
Blog sahibi ve Blog arkadaşım Şerifecim hemen hediyelerimi gönderdi.
Öyle mutlu oldum ki anlatamam. 
Bi de güzel paket hazırlamış...






ŞU EVLERİN GÜZELLİĞİNE BAKARMISIN YAAA 
BAYILDIMM
ELLERİNE SAĞLIK ŞERİFECİM





VE EKSTRA HEDİYELERİM...





ÇUKULATAAA...:))



TEKRAR ÇOK AMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM ŞERİFECİM..

http://hobium.blogspot.com.tr/



25 Kasım 2014 Salı

Rüyalar hakkında bilmediğimiz gerçekler




Rüyalar hakkında bilmediğimiz gerçekler

Bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar sonucu bazıları rüyaların saniyeler içerisinde sona erdiğini bazıları da saatlerce devam ettiğini söylemiştir. Dr. B. Klein isimli bir Amerikalı bilim adamı tartışmaların gölgesinden araştırmalarına devam etti. Araştırmasına gönüllü olarak katılan deneklerini hipnoz ederek uyuttu ve bir süre sonra uyandırıp gördükleri rüyayı ya da rüyaları anlatmalarını istedi. Sonuç olarak insanların anlattıkları rüyalara göre rüya süresinin 20 saniyeyi geçmediğini tespit etmiştir.

Araştırmanın ilginç tarafı uyandırdığı deneklerinin 3 ila 5 saniye süren rüyalarını saatlerce anlatabileceklerini görmüştür.

Uyandıktan sonraki 5 dakika içinde gece gördüğümüz rüyaların %50'sini unutuyoruz. 10 dakika içindeyse %90'ını!

Erkekler daha çok erkekler hakkında rüya görür. Yani bir erkeğin rüyasında gördüğü kişilerin %70'ini erkekler oluşturur. Kadınlarda ise bu oran eşittir. Erkekler daha agresif rüyalar görürken kadınların rüyaları daha sakindir.

Ortalama bir gecede göreceğiniz rüya sayısı 4 ile 7 arasında değişir. Ve her gece bir veya iki saat arası süreyle rüya görürüz.

Bilimsel olarak kanıtlanamasa da, yapılan araştırmalarda horlayan insanların daha az sayıda, daha kısa ve genellikle unutulan rüyalar gördüğü sonucuna varmış.

Özellikle görme yeteneği ile doğup sonradan bu yeteneği kaybedenler aynı görebilen insanlar gibi rüya görür. Ancak doğuştan görme engelli olanlar imaj içeren rüyalar göremezler. Onların rüyaları ses, koku ve his üzerine kuruludur ve en az görenlerinki kadar çarpıcıdır.

Rüya görmediğini düşünen insanlar, aslında rüyalarını çok çabuk unutanlardır.

Bir çok hayvan üzerinde yapılan araştırmalar, hayvanların da insanlar gibi uykularında rüya gördüklerini ortaya koymuştur. Bir köpeği uyurken izlerseniz, birini takip eder gibi ayaklarını ve ya patilerini oynattığını görebilirsiniz.

Bir konu üzerine gördüğünüz rüya tam olarakta o konu hakkında değildir. Rüyaların derin sembolik bir dili vardır. Uyku halindeki bilinçsiz akıl rüyanızı daha bilindik hale çevirmeye çalışır. Aklımız rüyadaki nesneleri daha bilindik sembollerle anlatmaya veya çözmeye çalışır.

Gözleri gören insanların yüzde 12'si rüyalarını siyah-beyaz görür, geri kalanlarsa renkli. 1915 ile 1950 yılları arasında yapılan araştırmalara göre rüyaların büyük çoğunluğu siyah-beyaz görülüyordu. Fakat sonuçlar 1960'lı yıllardan itibaren değişmeye başladı. Günümüzde 25 yaşın altındaki insanların sadece yüzde 4.4'ü rüyalarını siyah beyaz görüyor. Son araştırmalar bu değişikliğin nedenini siyah-beyaz film ve televizyondan renkli görüntülere geçmemize bağlıyor.

Rüyalarda en çok hissedilen duygu endişedir. Negatif duygular pozitif duygulardan daha sık görülür.

Derin uykuya geçtiğimizde beynimizdeki bir sistem harekete geçer ve vücudumuzun hareket etmesini engeller. Bunu rüyalardaki hareketlerimizin fiziksel olarak gerçekleşmesini engellemek için vücudumuzun bir savunma mekanizması olarak düşünebiliriz. Vücudumuzdan salgılanan hormonlar bizi uykuya sevk eder ve sinirlerimiz omuriliğimize sinyal göndererek vücudumuzun rahatlamasını ve sonrasında bir nevi paralize olmasını sağlar.

Yapılan araştırmalar insanların yüzde 18 ila yüzde 38'nin rüyalarında 'geleceğe ilişkin' veriler taşıyan imgeler gördüğünü, yüzde 70'ininse ‘'déja vu'’ yaşadığını gösteriyor. Rüyalarda geleceğin görülebileceğine inanan insanların oranıysa araştırmaya bağlı olarak yüzde 63 ile yüzde 98 arasında değişiyor.

Zihnimiz, bedenimizin o sırada gerçekten duyduğu ya da hissettiği şeyleri rüyalarımızla birleştirebilir. Örneğin rüyamızda kendimizi bir konserde müzik dinlerken görüyoruzdur, ancak o sırada radyoda bir müzik çalıyor olabilir.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki fiziksel olarak hiç bir aktiviteniz olmasa bile rüyanızda gerçek yaşamda olduğu gibi orgazm olabilirsiniz.

MOTİVASYON KARTI /// HİLMİ IŞIKÖREN


Virüslü TTNET e-fatura mailine dikkat ! /// LÜTFEN DİKKATLİ OLUN ///



Sahte TTNet adresinden gelen hacker’ların, banka hesap bilgilerini ele geçirmek için kullandıkları son yönteme siz de kurban olmayın..
TTNET den gelen bu e-fatura maili üzerindeki E-Faturamı görüntüle butonu sizi bir internet sayfasına yönlendiriyor, burada güvenlik kodunu girip görüntüle butonuna bastığınızda bilgisayarınıza bir zip dosyası indiriyor.

E-mail adresinize düşebilecek olan bu maile çok dikkat edin. Hacker`lar tarafından TTNet faturası görünümde gönderilen maillerin içinde virüs bulunuyor ve de link tıklandığı an virüs devreye giriyor.

Faturayı tıkladığınızda bilgisayara yüklenen virüs ile elektronik bankacılık hesap bilgileriniz ele geçiriliyor ve de banka hesapları bu şekilde boşaltılıyor. PDF görünümünde gelen sahte TTNET faturasında borcunuz yazıyor ve de faturayı görüntüle butonu bulunuyor. Bu butonu tıkladığınız anda da fatura zip veya rar olarak bilgisayarınıza indiriliyor, ardından siz de bunu masa üstünüzde açıyorsunuz.

Dosyanın adını da dikkat çekmemek için fatura.pdf olarak adlandıran hacker`lar bu şekilde de kolaylıkla bilgisayara ulaşıyor ve hesaplarınızı boşaltıyor.

TÜBİTAK, e-mail adreslerine gelen telefon ve internet faturaları konusunda vatandaşı uyarırken, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı içinde elektronik fatura görünümlü sahte emaillerle yapılan saldırılarda patlama yaşandığına dikkat çekiyor.

24 Kasım 2014 Pazartesi

Ebruli Günler: BLOGGERLAR ARASI YILBAŞI HEDİYELEŞME ETKİNLİĞİ


KOMŞUDA ETKİNLİK VAR....
KATILMAMAK OLMAZ...
BAKALIM KİMDEN NE HEDİYE GELECEK BANA...:)
VEEEE
BEN KİME HEDİYE YOLLAYACAĞIM..
ÇOK HEYECANLANDIM...
KATILMAK İSTEYEN BLOG ARKADAŞLARIM
LİNK AŞAĞIDA SİZİ BEKLİYOR..


Hobium blog çekilişi sonuçlandı /// BEN KAZANDIM...BEN KAZANDIM...)))


                                                 Hobium blog çekilişim bugün sonuçlandı.

Çekilişime ekstra katılım şartlarıyla haklarını çoğaltanlarla   toplam 29  kişi üzerinden gerçekleşmiştir.
Söylediğim gibi random üzerinden gerçekleştirdim.



Kazanan :Nalan ın Dünyası olmuştur.
Hediyeleri keyifle mutlulukla kullansın inşallah.
Kendisine mail aracılığıyla ulaşıp adres bilgilerini alıp bu hafta içi kargoyla hediyelerini göndereceğim.

Mini çekilişime katılan tüm arkadaşlarıma çok çok  teşekkür ederim.
Kısa zaman sonra farklı hediyelerle yeni bir çekiliş başlatmayı düşünüyorum.:)
Herkese kucak dolusu sevgilerimle.

DIY - FARKLI VE GÜZEL BİR ÇALIŞMA /// ARTAN KUMAŞLARI DEĞENDİRMEYE GÜZEL BİR ÖRNEK



DIY - FARKLI VE GÜZEL BİR ÇALIŞMA 

ARTAN KUMAŞLARI DEĞENDİRMEYE GÜZEL BİR ÖRNEK

















Teneke Kutu Açma Halkalarından Anahtarlık - NaLaN'ın ATÖLYESİ



Teneke Kutu Açma Halkalarından Anahtarlık

 Kızım ile beraber Öğretmenlerine hediye hazırladık.
Teneke kutu açma halkalarını değerlendirip 
anahtarlık hazırladık.
Ben örme kısmını Kızım da boncuklarını yaptı.
Umarım beğenirler..:))