SAĞLIKLI YAŞIYORUZ... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIKLI YAŞIYORUZ... etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2018 Cumartesi

Mutfağın en hafife alınan çalışkanları: En kıymetli 8 baharat ve faydaları

Tarih boyunca altın, gümüş, kıymetli metaller ve son zamanlarda petrolün kontrolü, ekonomik küreselleşmenin hem çatışması hem de itici kaynağı haline gelmiştir. Ama başka ürünler de ekonomik entegrasyonu ve dünya ticaretini önemli ölçüde etkileyebilmiştir. Mesela? Marketlerde, aktarlarda ve eğer yeterince şanslıysak dalında görebildiğimiz mutfağımızın demirbaşları, her yemeğin olmazsa olmazı: Baharatlar.
Tarihte baharatları bu kadar önemli yapan neydi? Bu konuda birden çok fikir olsa da yaygın iki teori var. Birincisi, Ortaçağ’da günümüze kıyasla çok daha fazla et tüketiliyordu ve  buzdolabı bulunmamasından dolayı besinlerin ömrünün uzatılmasıyla ilgili zorluk yaşanıyordu. Doğu’dan gelen baharatların ise besin saklamada kullanılabilecek gizli bir ajan olduğu anlaşıldı. İkinci sebep de zaman içinde baharatların yemeklere lezzet katması, son olarak baharatların kaynatılması sonucunda şifalı etkisinin fark edilmesi baharatları bu kadar önemli bir tahta oturttu.
Peki geçmişte tarihin yönünü değiştiren, besinlerin atığa dönüşmemesini sağlayan ve  bugün ise sofralarımızdan eksik olmayan ama daha çok lezzeti sebebiyle yemeklerimize eklediğimiz bu taneli mucizelerin faydalarını biliyor muyuz?
#1 Karabiber
Yüksek enerji vererek gün boyu zinde kalınmasını sağlar. Yağlı ve hamur içeren besinlerin kolay sindirilmesine yardımcı olmasının yanı sıra şeker hastalığıyla savaşır.
#2 Pul biber
Metabolizmayı hızlandırma özelliği vardır. Kan dolaşımına da olumlu etkisi vardır. Kalp ve sinir hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.
#3 NaneSoğuk algınlığını ve öksürüğü iyileştirmeye yardımcı olur. Ayrıca sindirim sistemi ve mide dostudur.
#4 İsot: Bağışıklık sistemini güçlendirir, kan akışını hızlandırma ve direnci artırma özelliğiyle gönüllere taht kurmaya adaydır.
#5 KekikBağırsak mikroplarının en büyük düşmanlarından biri olan kekik, solunum yolu hastalıklarına da iyi gelir ve kan şekerini düşürür.
#6 Tarçın
Kan şekeri ve kolesterolü düzenlemeye, soğuk algınlığına, bağırsak problemlerine yardımcı olur.
#7 Zencefil
Antioksidan deposu zencefil, balgam söktürür, bulantı giderir, soğuk algınlığına iyi gelir, bağışıklık sistemini güçlendirir, romatizma ağrılarına iyi gelir ve eklem ağrılarını azaltır.
#8 Sumak
Sumak’ın faydaları saymakla bitecek gibi değil. Enfeksiyonel hastalıkları önler, cildin pH dengesini sağlar, menstrual ağrılara iyi gelir, detoks etkisi vardır, idrar söktürücüdür ve yetmezmiş gibi kanı temizleme alanında da oldukça iddialıdır!
Her biri birbirinden faydalı mucizevi baharatlar daha ne yapsınlar? Sofranıza lezzet katarak afiyete sebep olsunlar.
Kaynaklar: 

26 Ekim 2018 Cuma

Vegan beslenmede ölüm riski


Vegan beslenmede ölüm riski ile ilgili görsel sonucu

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Çakmak:
"Çok şiddetli bir alım yetersizliği olursa hasta kendini çok fazla sınırlarsa çeşitli ruhsal ve nörolojik problemlere neden olabilmektedir"

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Erol Çakmak vegan türü beslenenlere uyarılarda bulunarak, "Çok şiddetli bir alım yetersizliği olursa hasta kendini çok fazla sınırlarsa çeşitli ruhsal ve nörolojik problemlere neden olabilmektedir" dedi.

Vegan beslenenlerin bitkisel besin tercihleri de farklı inanışlara göre şekilleniyor. Bazı veganların beslenmesinde sadece sebze, meyve, tahıl ve kuru baklagiller yer alırken bazıları sadece tahıl ürünleriyle besleniyor. Hayvansal ürünler tüketmeyen veganlar hayvansal gıdalardan elde edilen vitaminleri almıyor. Veganlar bu vitaminleri dışarıdan almak zorunda kalıyor. Uzmanlar ise vegan beslenmenin riskli olduğunu ifade ederek ölümle sonuçlanabileceği konusunda uyarılarda buluyor.

Cumhuriyet Üniversitesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Erol Çakmak vejetaryen ve vegan beslenme arasında bazı farklar olduğunu ifade ederek, "Vejeteryanlık halk söylemiyle et yememe hastalığı veganlık ise et yememe ile beraber diğer hayvansal gıdaların yenmemesi hadisedir. Vücutta dengeli bir beslenme gerekiyor. Dengeli beslenmediğimiz zaman vücuttaki çeşitli fonksiyonlar bozulmalar meydana geliyor. Özellikle et ve diğer hayvansal gıda türlerinde proteindir çeşitli vitaminlerdir, minerallerdir, yağ dahil olmak üzere bir sürü maddeler var bu maddeler de vücut için ihtiyaç olan maddelerin alımının yetersizliğinde bir takım problemlere ve hastalıklara neden olmaktadır. 
Özellikle çocuklarda, yaşlılarda, gebelerde, emziren kadınlarda bu daha da önem arz etmektedir. Bunların eksikliği çeşitli problemlere neden olabilmektedir. Bu tür beslenmede bizim en çok gördüğümüz şeylerden birisi demir eksikliği anemisi onu çok sık görmekteyiz. Diğer mental ve nörolojik problemleri sık görmekteyiz. Özellikle çocuklarda büyüme ve gelişme bozukluğunu sık görmekteyiz. Bazıları süt ürünlerini yemiyor. Bazıları yumurta yemiyor, bazılar diğer hayvansal gıda ürünlerini tüketmiyor. Kendi içerilerinde çeşitli gruplara ayrılıyorlar" dedi.

"Ruhsal problemlere yol açabilir"

Çakmak vegan türü beslenenlere uyarılarda da bulunarak, "Çok şiddetli bir alım yetersizliği olursa hasta kendini çok fazla sınırlarsa çeşitli ruhsal ve nörolojik problemlere neden olabilmektedir. Bu beslenme türü eskilerden olan bir beslenme 1950'lerde yüzde 1 oranlarındayken günümüzde yüzde 10'lara çıkmış durumda. Birazda insanlar arasında popülarite kazandıkça bunlara meyilli olanların sayısı daha da artmaktadır. Kişilerin özellikle bu tür gıdaları alması gerekiyor" diye konuştu.
Kaynak: https://www.sabah.com.tr/saglik/2018/10/26/vegan-beslenmede-olum-riski

23 Ekim 2018 Salı

Portakal Kabuğu Kilo Vermeyi Kolaylaştırıyor!


Portakal Kabuğu Kilo Vermeyi Kolaylaştırıyor!


Genelde portakal tüketildikten sonra kabukları atılır. Bu yazıyı okuduktan sonra bu alışkanlığınızı değiştirmek isteyeceğinizi umuyorum.


Sağlığımıza Olan Önemi Tartışılamaz Boyuttadır


Portakal meyvesi turunçgiller familyasının, C vitamini açısından epeyce zengin olan bir üyesidir.

Açıkça söylemek gerekirse, portakal kabuğunun sağlık açısından olan faydaları toplumumuzca çok az bilinmekte. Bu sebepten dolayı da bilinçlenmek gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Portakal kabuğunda bulunan C vitamini oranı meyvesine göre daha fazladır. Sadece C vitamini bakımından değil aynı zamanda da B vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum da içeriyor. Lifler, organik asitler ve şeker açısından da oldukça zengin olan portakal kış aylarının en çok tüketilen ve en bilinen meyveleri arasında gelmektedir.
Kabuk kısmının altında sarı ya da kırmızı renkte bol sulu ve dilimli olan özü bulunmaktadır. Kabuklarından portakal esansı, çiçeklerinden ise portakal çiçeği esansı elde edilmektedir. Meyve olarak tüketilmesinin yanı sıra reçel ve konservesi de yapılan portakal ayrıca ilaç sanayisinde de kullanılmaktadır.

Kabuğun üst kısmında bulunan dlimonene UV ısınlarının ölümcül düşmanıdır. Yapılan bir çalışmada haftada bir çay kasığı kadar portakal kabuğu yemenin deri kanseri riskini yüzde 30 azalttığı görülmüş.

Tam da mevsimindeyken faydalarını sıralayalım;

  • Portakal kabuğu C vitamini içermektedir. Bu özelliği bünye sağlığını korumaya yardımcı olurken aynı zamanda kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabilir.
  • Portakal kabukları kolesterol seviyesini dengeleyen hesperedin içerir.
  • Portakal kabuğu metabolizmanın hızını arttırarak daha fazla yağ yakmayı ve dolayısıyla kilo vermeyi kolaylaştırır.
  • Sindirim sitemi sağlığını korur ve başta bağırsaklar olmak üzere sindirim siteminin temizlenmesinde önemli rol oynar.
  • Özellikle ciltte enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele eder.
  • Enfeksiyon hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Solunum yolu hastalıklarından olan bronşite karşı etkilidir.
  • Portakal kabukları kötü nefes kokusuna neden olan unsurları ortadan kaldırır.
  • Portakal Kabuğunda bulunan Tangeretin; antioksidan ve anti-kanser etkileri vardır.
  • Böbrek taşı oluşumunu engeller. Ayrıca taş düşürücüdür.
  • Kan dolaşımını hızlandırır.
  • Damar tıkanıklıklarını engeller.
  • Vücut direncini arttırır.

Peki Nasıl Tüketilmeli?

Önce kabukları iyice yıkayın ve beyaz kısmını kesip temizleyin. Bir gün kadar kurumaya bırakın. Sonra olabildiği kadar ince doğrayıp, kurutmaya devam edin.
Portakal kabuklarını rendeledikten sonra kurutarak da kullanabilirsiniz. Rendelediğiniz portakal kabuklarını salatalarda, ufak dilimlere böldüğünüz portakal kabuklarını da çay yaparak tüketebilirsiniz.
Portakal Kabuğu Çay Tarifi:
1 yemek kaşığı kurutulmuş portakal kabuğunu 4 su bardağı su ile yaklaşık 5 dakika kadar kaynatın. 3 dakika kadar da demlenmesini bekleyin ve süzün, balla tatlandırarak içebilirsiniz. Hatta aromatik tatları seviyorsanız, çayınıza 1-2 adet karanfil veya 1 adet çubuk tarçın ilave edebilirsiniz.
Ayrıca; portakal kabuklarını yıkadıktan sonra rondodan geçirerek saklayabilirsiniz. Kavanoz içerisinde bir kat portakal kabuğu püresi bir kat şeker koyarak buzdolabında muhafaza edip, keklerinize ve tatlılarınıza kullanabilirsiniz.
KAYNAK : www.mynet.com

16 Ekim 2018 Salı

Omega 7 Deposu İğde

iğde_mail


Bağışıklığı güçlendiriyor, ishali kesiyor, yaprakları kaynatılarak içildiğinde öksürüğe iyi geliyor. Ülkemizde de severek tüketilen iğde birçok şeye iyi geliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Buket Adanç, Omega 7 deposu iğdenin faydalarından bahsediyor…
Latince ismi ‘elaeagnus angustifolia’ olan iğde, genellikle Güneydoğu ve İç Anadolu bölgesinde yetişmektedir. Türkiye’de en çok tüketilen çeşidi ise kuş iğdesi adı verilen türüdür.
Bağışıklık güçlendirir: 
Yabani iğdenin olgun meyve ve çekirdekleri; flavonoidler, likopen, karotenoidler, fitosteroller ve A, B1, B12, C, E, K, P vitaminlerinden zengindir. Yani kısaca iyi bir antioksidandır ve bu özelliği sayesinde kardiyovasküler sistemi ve bağışıklığı güçlendirir. Yaşlanmaya, iltihaba, mide bağırsak ülserlerine, kansere ve radyasyonun etkilerine karşı koruyucudur.
Omega 7 deposu:
İğdenin diğer bir önemli özelliği omega 7 yani palmitoleik asit kaynağı olmasıdır. Çok sık duymadığımız omega 7, Tibetliler ve Moğollar tarafından geleneksel ilaç olarak kullanılan bir besin öğesidir. Özellikle akciğerler, mide, dalak, kan dolaşımı üzerine farmakolojik etkilerinin olduğu yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. İlk kez 1977 yılında, Çin Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak kaynaklara geçmiştir.
Yanık ve iyileşmeyen yararların tedavisinde etkili:
Omega 7 ayrıca derinin doğal bir bileşenidir, bu yüzden cildi nemlendirici ve onarıcı etkisiyle bilinmektedir. Bu özelliği ile yanık ve iyileşmeyen yaraların tedavisinde ve egzama gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Vajinal kuruluk ve göz kuruluğu gibi hastalıkların tedavisinde de etkilidir. Son yapılan çalışmalarda, Omega 7’nin saç ve tırnak üzerindeki olumlu etkileri de saptanmıştır.
Metabolizmayı hızlandırır:
Omega 7 yağ asidinin diğer bir özelliği ise insülin seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olarak yağ metabolizmasını düzenlemesi ve dolayısıyla kilo kontrolüne yardımcı olmasıdır. Bu mucizevi madde aynı zamanda metabolizmayı hızlandırarak vücudun insülin hassasiyetini artırır. Böylece vücut glikozu yağ olarak depolamak yerine enerjiye dönüştürür ve kilo kontrolü kolaylaşır.
Bağırsakları düzene sokar:
İğdenin diğer önemli özelliği bağırsak düzenini sağlamasıdır. Özellikle ishal tedavisinde iğde sık kullanılan besinlerden birisidir. İğde meyveleri balla macun yapılıp tüketildiğinde sporcuların performansında artış sağlar. İdrar tutamama problemi yaşayanlar için tedavi amaçlı kullanılır. Mide bulantısı ve kusmanın tedavisinde etkilidir.
Çiçekleri kaynatılıp içilince öksürüğü kesiyor:
İğde çiçeklerini kaynatıp balla tatlandırarak içmek öksürüğü azaltır. Palmitoleik asit içeriği ile damarlarda dolaşan kolesterol miktarının düşürülmesine yardımcı olur. Damar çeperlerinin esnekliğini koruyarak sağlam kalmasında etkilidir.
Ayrıca C vitamini deposu olan bu lezzetli besinin tüketim zamanı Eylül-Ekim aylarıdır. Sağlık için doğru aylarda tüketmeye özen gösterilmelidir.
Kısaca vücudun sindirim sisteminden, dolaşım sistemine kadar pek çok kısmında olumlu etkisi olan iğdeyi hayatınızdan eksik etmeyin, tabii ki her şeyin azı karar, çoğu zarar felsefemizi unutmadan, ölçülü ve dengeli olarak.
#nlndnys #diy #nalan #geridönüşüm diy DIY Diy geridönüşüm fikirleri örgü crochet el yapımıhandmade
Kaynak: http://blog.tazemasa.com/omega-7-deposu-igde/

13 Ekim 2018 Cumartesi

SELÜLİTLERDEN KURTULMAK İÇİN KAHVE TELVESİ ☕



İçtiğimiz Türk kahvesi telvesi ile 

selülitleri yok edeceğinizi biliyor muydunuz?




Vücudumuzda birçok rahatsızlığı sağlıklı beslenme ile en aza indirebiliriz. Ancak beslenmenin yanısıra bizi rahatsız eden bazı sorunlar için basit çözümlerde yok değil. Bunlardan biri de birçok kadının yaşadığı selülit sorunu.

Telve maskesi-1
Çoğumuzun genellikle her gün içtiği Türk kahvesinin faydaları bilinir ancak selülit giderici etkisi de vardır. Yapılan araştırmalarda günlük olarak bir veya iki bardak tüketilen kahvenin selülit oluşumunu engellediği görülmüştür. Bu arada sadece kahveyi içmek değil, fincanda kalan telve de selülitler için çözüm yaratır.
Hazırlanışı
2 yemek kaşığı kahve telvesi
2 yemek kaşığı ılık su
Kahve telvesi ve ılık suyu macun kıvamına getirene kadar karıştırın. Hazırladığınız bu karışımı selülit olan bölgeye masaj yaparak uygulayın.
Telve maskesi-2
1 paket Türk kahvesini alabildiği kadar maden suyuyla karıştırın. Bu karışıma 1 çorba kaşığı da bal ekleyin. Haftada en az 1 kez, bu hazırladığınız maskeyi tüm vücudunuza sürün. 1 saat bu şekilde bekledikten sonra yıkanın.
Kan dolaşımını hızlandırın
Selülitleri yok etmek için öncelikle kan dolaşımını hızlandırmak gerekir. Bunun için de, 1 kâse Himalaya tuzu, 1 çorba kaşığı öğütülmüş lavanta, 1 çorba kaşığı ardıç tohumu, 1 çorba kaşığı taze limon kabuğu ve 1 kahve fincanı çiçek yağını karıştırın. Bu karışımla tüm vücudunuzu ovun. Hem kan dolaşımınız hızlanacak hem de cildiniz yumuşacık olacaktır.

KAYNAK :www.mynet.com


20 Eylül 2018 Perşembe

Genç Görünmek İçin Her Kadının Kaçınması Gereken 8 Şey


Eğer olduğunuzdan daha yaşlı görünüyor ve cildinizde yaşınızın üstünde kırışıklıklar oluştu ise, yanlış yaptığınız bir şeyler var demektir. Elbette her kadın (her insan) belirli bir yaştan sonra yaşlılığın getirdiği izlerle tanışacak. Yaşanan bazı fiziksel ve ruhsal hastalıklar, olduğundan daha yaşlı bir görünüme neden olabilir. Fakat, ciddi bir problem yaşamadığınız halde yaşınızın üstünde gösteriyorsanız, burada yanlış alışkanlıkların olduğu söylenebilir.

Genç görünmek için kaçınılması gereken şeyler;

1. Güneşin Zararlı Işınlarına Maruz Kalmak

Güneşin yaydığı ultraviyole ışınlara maruz kalmak, cilt üzerinde olumsuz etkilere neden olacak ve olduğunuzdan daha yaşlı görünmenize neden olacaktır. Bu sebeple, güneşe çıkarken güneş kremi kullanmayı, güneş gözlüğü takmayı ihmal etmeyin.

2. Cildi nemli ve temiz tutmamak

Temizliğe yeterince dikkat etmemek ve duş almayı ihmal etmek, cildin olduğundan yaşlı görünmesine neden olacak bir diğer etkendir. Cildi kuru tutmak yıpranmayı arttıracağı için genç görünmek için cildin hem temiz ve hem de nemli tutulması gerekmektedir.

3. Aşırı ve Yaşınıza Uygun Olmayacak Şekilde Makyaj Yapmak

Kırışıklıkları örtmek için yapılan aşırı makyaj, düşünülenin aksine kırışıklıkları arttıracak ve cilde zarar verecektir. Ayrıca yaşınıza uygun tonlarda ve yaşınıza uygun bir biçimde makyaj yapmaya dikkat edin. Kırışıklıkları örtmek için, makyaj malzemeleri yerine, doğal ürünler kullanmayı tercih edin.

4. Sigara İçmek

Yapılan çalışmalar sigara içenlerin özellikle yüz ve göz çevresi cilt yapısının çok daha hızlı kırıştığını göstermektedir. Sigaranın damar yapısını bozması ve sigara dumanının cilt üzerindeki olumsuz etkisi yaşlanmayı hızlandıracaktır. Genç görünmek için sigara içmemeniz oldukça önemli.

5. Aşırı Mimik Hareketleri Yapmak

Sürekli tekrarlanan yüz işaretleri ve mimikler, belirli bir zaman sonra kalıcı izlere neden olur. Yüz kaslarınızı bilinçli bir şekilde kullanmalı ve tekrarlanan yüz hareketlerinden kaçınılmalıdır. Somurtkan bir yüz ifadesi yerine, gülümsemeyi tercih edebilirsiniz.

6 Alçak Yastık Kullanmak

Alçak yastık kullanmak veya hiç yastık kullanmamak, göz çevresinde sıvı birikmesine neden olacaktır. Bu nedenle, uygun yastık seçimi hem uyku sağlığı için, hem de göz çevresinde oluşacak izleri engellemek için önemlidir.

7. Ekran Karşısında Fazla Zaman Geçirmek

Akıllı telefon, bilgisayar, tablet ve televizyonların yaydığı zararlı ışınlara ve radyasyona uzun süre maruz kalmak, cilde zarar veren faktörlerden biridir. Ekran karşısında geçirilen zaman kontrol altına alınmalı ve ekranlardan mümkün mertebe uzak durulmalıdır.

8. Doktor Kontrolü Olmadan Cilt Bakım Ürünleri Kullanmak

Her insanın cildi farklı özellikler taşır. Bu nedenle her önünüze gelen cilt bakım ürününü rastgele kullanmak yerine, doktor kontrolünde, cildinize uygun ürünler kullanmaya özen gösterin.

KAYNAK : guney59.blogspot.com

İki dakikada karbon ayakizinizi ölçün, iklim değişikliğine etkinizi görün



REC Türkiye Bölgesel Çevre Merkezi’nin hazırladığı Karbon Ayakizi Hesaplama Aracı ile siz de birkaç basit soruyu yanıtlayarak karbon ayakizinizi ölçebilir, iklim değişikliğine ne kadar etki ettiğinizi görebilirsiniz.
İnternet sitesinde yer alan forma evinizde yaşayan kişi sayısı, ulaşım ve beslenme tercihleriniz ve ödediğiniz fatura tutarları gibi bilgileri girerek siz de karbon ayakizinizi hesaplayabilir ve bu sayıyı Türkiye ortalaması ile karşılaştırabilirsiniz.
Karbon ayakizinizi hesaplamak için buraya tıklayabilirsiniz. 
Hazırlanan formda aynı zamanda ayakizinizi düşürmek için yapabilecekleriniz de bulunuyor. REC Türkiye’nin verdiği karbon ayakizi küçültme önerileri şöyle:
Şehir içi ulaşımda bireysel araç kullanımı yerine bisiklet gibi daha temiz ulaşım yöntemlerini ya da toplu taşıma kullanmayı tercih edebilir, yerel yönetimlerinizden uygun alt yapıyı sağlamasını talep edebilirsiniz.
KAYNAK: www.yesilist.com


Bu da benim karbon ayakizi ölçüm sonuçlarım
Toplam karbon ayakiziniz bu yıl2.50 ton karbondioksit eşdeğeridir (ton CO2e/yıl)
Türkiye'nin enerji, endüstri, tarım ve atık sektörlerinin  tüm sera gazı salımları kişi başı 6.26 ton CO2e/yıl'dır.
Salımlarınız ve yüzdesel dağılımı aşağıdaki gibidir*:
 Salım Miktarı (tCO2e)Yüzdesi
Evsel0.80% 32
Ulaşım
Beslenme1.70% 68
*Yuvarlamadan dolayı toplamı tam %100'ü sağlamayabilir.

19 Eylül 2018 Çarşamba

Plastik kirliliğine alternatif çözüm: Makarna pipet


Plastik kirliliği gündeme oturmuş durumda. 
Gerek sağlığımıza verdiği zarar gerek çevreyi ciddi derecede tehdit etmesi yönünden plastik kirliliği özellikle çevreci bireyler ve toplumlar tarafından sık sık tartışılıyor. 
Hal böyleyken plastik yerine kullanılabilecek materyaller, yenilikçi ve yaratıcı 
çözümler de gün geçtikçe artıyor.

İngiltere’nin Bristol şehrinde bir restoran plastik kullanımını azaltmak istemiş ve plastik pipetlerin yerine farklı alternatifler düşünmeye başlamış. 
Önce kağıt ve metal pipetleri deneyen restoran sahibi, maliyet ve kullanışsızlık gibi sebeplerden farklı bir yol aramış ve sonunda makarnadan pipetler kullanmaya karar vermiş. 
Evet yanlış okumadınız, makarnadan!


Şu ana kadar müşteriler makarna pipetlerle içecek içmekten oldukça memnun olduklarını 
ve tat konusunda bir değişiklik olmadığını belirtmişler. 
İngiltere’de her yıl 8 milyarın üzerinde plastik pipet kullanılıyor. 
Bu restoranınki gibi yaratıcı ve eğlenceli çözümler bu sayıyı çok daha aza indirebilir.



www.yesilist.com

17 Eylül 2018 Pazartesi

NASA'dan Onaylı: Bu Bitkiler Evdeki Havayı Tertemiz Yapıyor!



NASA’ nın 80’ li yılların sonunda yaptığı bir çalışma, bazı yeşil bitkilerin ortamdaki havayı daha kaliteli hale getirdiğini ortaya koyuyor. Bu bitkilerin içeriğinde bulunan uçucu organik bileşenler, hava ile tepkimeye girerek doğal bir filtreleme sistemi görevi görüyor.

Artık evinizin içinde dağ havası soluyacaksınız!

Çeşitli hastalıklara sebebiyet veren şeyin evlerimizde dönüp duran kirli hava olduğunu biliyoruz. Çünkü çoğumuz formaldehid gibi toksik kimyasallar yayan tuğla ve betonlar arasında yaşıyoruz. Bu ortamlarda birçok çeşit bakteri, küf, toz ve karbondioksit, işlerini çok güzel yapıyor ve etrafımızı sararak bizi zehirliyorlar.
Çok şükür ki bununla savaşmada yardımımıza koşacak ev bitkileri var. Bu bitkilerin, evdeki hava dolaşımı sorununda harika bir çözüm olduğunu bilen insan sayısı cidden çok az. İşte tam olarak bu sebeple size daha rahat nefes almanızı sağlayacak, evinize ya da ofisinize koyabileceğiniz dokuz çok yararlı bitki derledik.

Potted Chrysanthemums (Kasımpatı)

Bu bitki NASA tarafından hava temizleme canavarı olarak bulunmuş bir bitkidir. Evinizdeki amonyağı, benzeni, formaldehidi ve ksileni alır götürür. Hem popüler, hem uygun fiyatlı hem de dışarıda da kullanabileceğiniz harika bir bitki.

Chlorophytum (Kurdele Çiçeği)

Kurdele çiçeği bitkilerle uğraşmaya zaman bulamayan, su vermeyi unutanlar için biçilmiş kaftan. Bakım koşulları açısından gerçekten çok basit ve zahmetsiz. Büyük ihtimalle komşularınızın çoğunda da vardır, onlardan ufak bir sap isteseniz hemen ortamına uyum sağlar, kök tutar.
Kurdele çiçeği, evinizi temizlerken ortalığa yaydığınız tüm kimyasalları içine çekerek havayı temizler.

Dracaena (Madagaskar Dragon Ağacı)

Bu bitkinin 40’tan fazla çeşidi olduğundan, zevkinize göre olanı kolaylıkla seçebilirsiniz. Dracaena ortamın havasını benzen, trikloretilen ve ksilenden arındırmak için bire bir. Ama bunun yanında kedi ve köpekler için birazcık zehirli olabilmekte, bu yüzden bu bitkiyi alırken iyi düşünün.

Fikus

Fikus dünyadaki en popüler mini ağaçtır. Eğer büyükçe bir saksıya dikerseniz gerçekten devasa boyutlara ulaşabiliyor. Tabii ortalama boyutları 60 ila 120 cm kadar. Ayrıca ilkbahar ve yaz aylarında dışarı da çıkartıp nefes aldırabilirsiniz.

Spathiphyllum (Barış Çiçeği)

Her ne kadar güzel ve narin görünen bir çiçek olsa da bu bitkiyi öldürmek gerçekten çok zordur. Genel olarak yazın çiçek açar, gölgeli yerleri ve nemli toprağı sever. Barış çiçeği amonyak, benzen, formaldehit ve trikloretileni absorbe eder.

Nephrolepis Fern (Aşk Merdiveni)

Bu bitki nemli ortamları sever ve ışığı yansıtır. Bu sebeple bu küçük yeşil yardımcınız için en harika yer olarak banyoyu seçebilirsiniz. Bu bitki havadaki ksileni temizleme konusunda da harikadır.

Sansevieria (Yılan Bitkisi)

Bu bitkiyi özellikle ofis ve restoranlar olmak üzere pek çok yerde görebilirsiniz. Neden mi? Çünkü neredeyse masrafsız bu arkadaş. O kadar ki, ayda bir sulasanız yeter, biraz da kuru havayı ve hafif güneş ışığını sever kendisi. Ayrıca içerideki benzen, formaldehit, trikloretileni de siler süpürür.

Chamaedorea (Bambu Palmiyesi)

Bambu Palmiyesi havadaki formaldehiti temizlemede harika iş çıkarır. Öncelikle onu güneş ışığının altına pencere pervazına koymanız çok iyi olur. Bu bitki birazcık büyüyebilir (3 metre kadar) ve bol bol oksijen sağlar. Bunun yanında harika da görünür. Ortamdaki benzen, formaldehit ve trikloretileni de yok eder.

Aloe Vera

Bu bitkinin diğer adı her koşul bitkisi olabilir. Çünkü yanık ve donma yaralarını iyileştirebiliyor, havayı tertemiz yapıyor. Bir tek Aloe Vera bitkisi bile tek başına tüm evin havasını yenileyebilir. Özellikle ortamdaki formaldehiti ortadan kaldırır.
KAYNAK : www.mynet.com

Portakal Kabuğu Tozu Kurt Döktürüyor

saglikhaberleri.com


Saç dökülmesini önlemek için çörekotu yağı

ÇÖREK OTU YAĞI'NIN CİLDE İNANILMAZ FAYDALARI



Çörek Otu Yağı Nasil Kullanılır 
Çörekotu yağı hücre yenileyici özelliğe sahip olduğu için cilt ve saç bakımında kullanıldığında pek çok sorunun çözümü olur.
Yüz için kullanıldığında cildi nemlendirir, hücreleri yeniler, cilt lekelerini ortadan kaldırır.
Vücutta oluşan cilt çatlakları için kullanıldığında çatlak giderici özelliğe sahiptir. 
Çörekotu yağı saçların dökülmesini engeller ve saç derisini nemlendirir.
Egzama gibi ciltte oluşan problemlerin tedavisinde de kullanılan çörekotu yağı cilde nasıl sürülür? Kullanım amacına göre kullanım şekilleri de değişiklik gösterir.
corek-otu-yagi

Yüz bakımı için kullandığınızda temizlediğiniz cildinize çörek otu yağını hafif masaj yaparak dağıtın.
Ciltte leke oluşumları varsa zamanla bu lekelerin de kaybolmasını sağlar ve gün içinde cildinizi dış etkenlere karşı korur.
Yüz bakımı için ayrıca aynı oranda zeytinyağı ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.
Vücut çatlakları için çatlak olan bölgeye sadece çörek otu yağı sürebilir veya zeytinyağı ve badem yağı ile karıştırarak da kullanabilirsiniz.
Çatlak olan bölgeye masaj yapmayı da ihmal etmeyin.

corek-otu-yaginin-cilde-faydalari

Saç dökülmesini önlemek için çörek otu yağını saç diplerinize iyice yedirerek sürdükten sonra gece boyunca bekletin böylece hem saç derisi nemlenir hem de saç dökülmesi azalır.
Mantar ve egzama tedavisinde de çörek otu yağı kullanılır, sorunlu bölgeye uygulanan çörek otu yağı zamanla koruyucu olarak görev yapar ve mantar ve egzama oluşumunu engeller.
Sivilceli ciltler için çörek otu yağı bir pamuk yardımıyla pansuman yapar gibi uygulanmalıdır.
KAYNAK : www.vipbakim.com
çörek otu yağı, çörek otu yağı nasıl sürülür, çörek otu yağının cilde faydaları, Sivilceli ciltler için çörek otu yağı


Popüler Yayınlar